"evin" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 40 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 69. Ayet (2:69:17) تَسُرُّ تسر tesurru sevinç verir س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi.
2 Âl-i İmran 120. Ayet (3:120:8) يَفْرَحُوا يفرحوا yefrahû sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.
3 Âl-i İmran 170. Ayet (3:170:1) فَرِح۪ينَ فرحين ferihîne sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.
4 Âl-i İmran 171. Ayet (3:171:1) يَسْتَبْشِرُونَ يستبشرون yestebşirûne müjdelerler (sevinirler) ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Şehitler) Allah’ın nimetine, keremine ve Allah’ın, mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
5 Âl-i İmran 188. Ayet (3:188:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinen ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
6 En'am 44. Ayet (6:44:13) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevince daldıkları ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.
7 A'raf 95. Ayet (7:95:13) وَالسَّرَّٓاءُ والسراء ve-sserrâu ve sevinç س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı” dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık.
8 Enfal 5. Ayet (8:5:0) بَيْتِكَ بيتك beytike evin- ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü’minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
9 Tevbe 50. Ayet (9:50:0) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
10 Tevbe 81. Ayet (9:81:0) فَرِحَ فرح feriha sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı.
11 Tevbe 111. Ayet (9:111:0) فَاسْتَبْشِرُوا فاستبشروا fe-stebşirû o halde sevinin ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.
12 Tevbe 124. Ayet (9:124:0) يَسْتَبْشِرُونَ يستبشرون yestebşirûn(e) sevinirler ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi bir sûre indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) “Bu hanginizin imanını artırdı?” diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sûre onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.
13 Yunus 58. Ayet (10:58:0) فَلْيَفْرَحُواۜ فليفرحوا fel-yefrahû sevinsinler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.”
14 Yusuf 23. Ayet (12:23:5) بَيْتِهَا بيتها beytihâ onun evinde iken ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
15 Ra'd 26. Ayet (13:26:7) وَفَرِحُوا وفرحوا ve ferihû ve sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.
16 Ra'd 36. Ayet (13:36:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
17 İbrahim 37. Ayet (14:37:11) بَيْتِكَ بيتك beytike senin evinin ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.”
18 Hicr 67. Ayet (15:67:4) يَسْتَبْشِرُونَ يستبشرون yestebşirûn(e) sevinerek ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şehir halkı sevinerek geldiler.
19 İsrâ 93. Ayet (17:93:4) بَيْتٌ بيت beytun bir evin ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”
20 Mü'minûn 53. Ayet (23:53:9) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
21 Furkan 74. Ayet (25:74:9) قُرَّةَ قرة kurrate sevinci ق ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir.
22 Neml 36. Ayet (27:36:16) تَفْرَحُونَ تفرحون tefrahûn(e) sevinirsiniz ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.”
23 Kasas 37. Ayet (28:37:14) الدَّارِۜ الدار ddâr(i) bu (dünya) evin(in) د و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
24 Kasas 81. Ayet (28:81:3) وَبِدَارِهِ وبداره ve bi-dârihi ve evini barkını د و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
25 Rum 4. Ayet (30:4:11) يَفْرَحُ يفرح yefrahu sevinir(ler) ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422]
26 Rum 32. Ayet (30:32:11) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
27 Rum 36. Ayet (30:36:5) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
28 Rum 48. Ayet (30:48:28) يَسْتَبْشِرُونَ يستبشرون yestebşirûn(e) sevinirler ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
29 Zümer 45. Ayet (39:45:18) يَسْتَبْشِرُونَ يستبشرون yestebşirûn(e) sevinirler ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir tek (ilâh) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah’tan başkaları (ilâhları) anıldığında bakarsın sevinirler.
30 Mü'min 83. Ayet (40:83:5) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
31 Fussilet 30. Ayet (41:30:15) وَاَبْشِرُوا وابشروا ve ebşirû fakat sevinin ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!”
32 Şûrâ 48. Ayet (42:48:17) فَرِحَ فرح feriha sevinir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.
33 Zuhruf 70. Ayet (43:70:5) تُحْبَرُونَ تحبرون tuhberûn(e) ağırlanıp sevindirileceksiniz ح ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz.”
34 Zâriyât 31. Ayet (51:31:3) خَطْبُكُمْ خطبكم ḣatbukum göreviniz خ ط ب
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onlara: “O hâlde asıl işiniz nedir ey elçiler?” dedi.
35 İnsân 11. Ayet (76:11:8) وَسُرُورًاۚ وسرورا ve surûrâ(n) ve sevinç س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
36 Abese 39. Ayet (80:39:2) مُسْتَبْشِرَةٌۚ مستبشرة mustebşira(tun) sevinçlidir ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gülerler, sevinirler.
37 Mutaffifîn 24. Ayet (83:24:4) نَضْرَةَ نضرة nadrate sevinç ve parıltısını ن ض ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
38 İnşikâk 9. Ayet (84:9:4) مَسْرُورًاۜ مسرورا mesrûrâ(n) sevinçli olarak س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sevinçli olarak ailesine dönecektir.
39 İnşikâk 13. Ayet (84:13:5) مَسْرُورًا مسرورا mesrûrâ(n) sevinçli س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
40 Kureyş 3. Ayet (106:3:4) الْبَيْتِۙ البيت l-beyt(i) evin ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin.