| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Sâd 17. Ayet (38:17:11) | اَوَّابٌ | اواب | evvâb(un) | (bize) çok başvururdu | أ و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. | |||||
| 2 | Sâd 19. Ayet (38:19:5) | اَوَّابٌ | اواب | evvâb(un) | katılırdı | أ و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi. | |||||
| 3 | Sâd 30. Ayet (38:30:7) | اَوَّابٌۜ | اواب | evvâb(un) | (Allah'a) yönelirdi | أ و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dâvûd’a Süleyman’ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. | |||||
| 4 | Sâd 44. Ayet (38:44:14) | اَوَّابٌ | اواب | evvâb(un) | (bize) başvururdu | أ و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.”[465] Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. | |||||