| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 240. Ayet (2:240:7) | لِاَزْوَاجِهِمْ | لازواجهم | li-ezvâcihim | eşlerinin | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2 | En'am 139. Ayet (6:139:11) | اَزْوَاجِنَاۚ | ازواجنا | ezvâcinâ | kadınlarımız | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir.[195] Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 3 | Ra'd 23. Ayet (13:23:8) | وَاَزْوَاجِهِمْ | وازواجهم | ve ezvâcihim | ve eşlerinden | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler): | |||||
| 4 | Nahl 72. Ayet (16:72:10) | اَزْوَاجِكُمْ | ازواجكم | ezvâcikum | eşlerinizden | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? | |||||
| 5 | Mü'minûn 6. Ayet (23:6:3) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar. | |||||
| 6 | Furkan 74. Ayet (25:74:7) | اَزْوَاجِنَا | ازواجنا | ezvâcinâ | eşlerimizi | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir. | |||||
| 7 | Şu'arâ 166. Ayet (26:166:7) | اَزْوَاجِكُمْۜ | ازواجكم | ezvâcikum | eşlerinizi | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 165,166. “Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.” | |||||
| 8 | Ahzab 28. Ayet (33:28:5) | لِاَزْوَاجِكَ | لازواجك | li-ezvâcike | eşlerine | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.” | |||||
| 9 | Ahzab 37. Ayet (33:37:39) | اَزْوَاجِ | ازواج | ezvâci | evlenmek | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.[439] | |||||
| 10 | Ahzab 50. Ayet (33:50:51) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 11 | Ahzab 52. Ayet (33:52:12) | اَزْوَاجٍ | ازواج | ezvâcin | başka eşlerle | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir. | |||||
| 12 | Ahzab 59. Ayet (33:59:5) | لِاَزْوَاجِكَ | لازواجك | li-ezvâcike | eşlerine | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 13 | Mü'min 8. Ayet (40:8:11) | وَاَزْوَاجِهِمْ | وازواجهم | ve ezvâcihim | ve eşleri(nden) | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 14 | Mümtehine 11. Ayet (60:11:5) | اَزْوَاجِكُمْ | ازواجكم | ezvâcikum | eşleriniz- | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar[540] ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının. | |||||
| 15 | Teğabun 14. Ayet (64:14:7) | اَزْوَاجِكُمْ | ازواجكم | ezvâcikum | eşleriniz- | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 16 | Tahrim 1. Ayet (66:1:12) | اَزْوَاجِكَۜ | ازواجك | ezvâcik(e) | eşlerinin | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 17 | Tahrim 3. Ayet (66:3:6) | اَزْوَاجِه۪ | ازواجه | ezvâcihi | eşlerinden | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi. | |||||
| 18 | Meâric 30. Ayet (70:30:3) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar. | |||||