| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 240. Ayet (2:240:7) | لِاَزْوَاجِهِمْ | لازواجهم | li-ezvâcihim | eşlerinin | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2 | Ra'd 23. Ayet (13:23:8) | وَاَزْوَاجِهِمْ | وازواجهم | ve ezvâcihim | ve eşlerinden | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler): | |||||
| 3 | Mü'minûn 6. Ayet (23:6:3) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar. | |||||
| 4 | Ahzab 50. Ayet (33:50:51) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 5 | Mü'min 8. Ayet (40:8:11) | وَاَزْوَاجِهِمْ | وازواجهم | ve ezvâcihim | ve eşleri(nden) | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 6 | Tahrim 3. Ayet (66:3:6) | اَزْوَاجِه۪ | ازواجه | ezvâcihi | eşlerinden | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi. | |||||
| 7 | Meâric 30. Ayet (70:30:3) | اَزْوَاجِهِمْ | ازواجهم | ezvâcihim | eşleri | ز و ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar. | |||||