| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 26. Ayet (2:26:39) | الْفَاسِق۪ينَۙ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | fasıklardan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12] | |||||
| 2 | Mâide 25. Ayet (5:25:13) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi. | |||||
| 3 | Mâide 26. Ayet (5:26:14) | الْفَاسِق۪ينَ۟ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.” | |||||
| 4 | Mâide 108. Ayet (5:108:22) | الْفَاسِق۪ينَ۟ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu (usul), şahitliği lâyıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez. | |||||
| 5 | A'raf 102. Ayet (7:102:9) | لَفَاسِق۪ينَ | لفاسقين | le-fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk. | |||||
| 6 | A'raf 145. Ayet (7:145:20) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkmışların | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: “Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.” | |||||
| 7 | Tevbe 24. Ayet (9:24:0) | الْفَاسِق۪ينَ۟ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.” | |||||
| 8 | Tevbe 53. Ayet (9:53:0) | فَاسِق۪ينَ | فاسقين | fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine de ki: “İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz.” | |||||
| 9 | Tevbe 80. Ayet (9:80:0) | الْفَاسِق۪ينَ۟ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez. | |||||
| 10 | Tevbe 96. Ayet (9:96:0) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz. | |||||
| 11 | Enbiyâ 74. Ayet (21:74:16) | فَاسِق۪ينَۙ | فاسقين | fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler. | |||||
| 12 | Neml 12. Ayet (27:12:19) | فَاسِق۪ينَ | فاسقين | fâsikîn(e) | fasık | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Elini koynuna sok; Firavun’a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir.”[406] | |||||
| 13 | Kasas 32. Ayet (28:32:25) | فَاسِق۪ينَ | فاسقين | fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.” | |||||
| 14 | Zuhruf 54. Ayet (43:54:7) | فَاسِق۪ينَ | فاسقين | fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu. | |||||
| 15 | Zâriyât 46. Ayet (51:46:8) | فَاسِق۪ينَ۟ | فاسقين | fâsikîn(e) | yoldan çıkmış | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlardan önce de Nûh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler. | |||||
| 16 | Haşr 5. Ayet (59:5:13) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkanları | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah’ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.[532] | |||||
| 17 | Saf 5. Ayet (61:5:24) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Mûsâ kavmine, “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz hâlde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||
| 18 | Münafikun 6. Ayet (63:6:18) | الْفَاسِق۪ينَ | الفاسقين | l-fâsikîn(e) | yoldan çıkan | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez. | |||||