"fadlih(i)" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 14 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 32. Ayet (4:32:21) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan, O’nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
2 Nisâ 37. Ayet (4:37:11) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) bol hazinesi- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
3 Nisâ 54. Ayet (4:54:9) فَضْلِه۪ۚ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122]
4 Nisâ 173. Ayet (4:173:10) فَضْلِه۪ۚ فضله fadlih(i) lutfundan ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
5 Tevbe 74. Ayet (9:74:0) فَضْلِه۪ۚ فضله fadlih(i) lutfiyle ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
6 Yunus 107. Ayet (10:107:0) لِفَضْلِه۪ۜ لفضله li-fadlih(i) O'nun lütfunu ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
7 İsrâ 66. Ayet (17:66:10) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfundan ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.
8 Nûr 32. Ayet (24:32:14) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
9 Nûr 33. Ayet (24:33:10) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
10 Nûr 38. Ayet (24:38:8) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.
11 Rum 23. Ayet (30:23:8) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) O'nun lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Geceleyin uyumanız ve gündüzün O’nun lütfundan istemeniz de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.
12 Rum 45. Ayet (30:45:7) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bu hazırlığı Allah’ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükâfatlandırması için yaparlar. Şüphesiz O, inkâr edenleri sevmez.
13 Fâtır 30. Ayet (35:30:5) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutfu- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendilerine mükâfatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
14 Şûrâ 26. Ayet (42:26:8) فَضْلِه۪ۜ فضله fadlih(i) lutuf ve keremi- ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kâfirler için ise çetin bir azap vardır.