| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 26. Ayet (2:26:11) | فَوْقَهَاۜ | فوقها | fevkahâ | onun da üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12] | |||||
| 2 | Bakara 63. Ayet (2:63:5) | فَوْقَكُمُ | فوقكم | fevkakumu | üzerinize | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik. | |||||
| 3 | Bakara 93. Ayet (2:93:5) | فَوْقَكُمُ | فوقكم | fevkakumu | üzerinize | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz! | |||||
| 4 | Bakara 212. Ayet (2:212:12) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | onlardan üstündürler | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 55. Ayet (3:55:17) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” | |||||
| 6 | Nisâ 11. Ayet (4:11:12) | فَوْقَ | فوق | fevka | fazla | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 7 | Nisâ 154. Ayet (4:154:2) | فَوْقَهُمُ | فوقهم | fevkahumu | üzerlerine | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle “Tûr”u üzerlerine kaldırdık ve onlara, “Tevazu ile kapıdan girin” dedik. Yine onlara, “Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın” dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık. | |||||
| 8 | En'am 18. Ayet (6:18:3) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9 | En'am 61. Ayet (6:61:3) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.[178] Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler. | |||||
| 10 | En'am 165. Ayet (6:165:8) | فَوْقَ | فوق | fevka | üzerine | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 11 | A'raf 127. Ayet (7:127:20) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | onların üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Mûsâ’yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?” Firavun, “Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?” dedi. | |||||
| 12 | A'raf 171. Ayet (7:171:0) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | üzerlerine | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik. | |||||
| 13 | Enfal 12. Ayet (8:12:0) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstüne | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu. | |||||
| 14 | Yusuf 36. Ayet (12:36:16) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstünde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi. | |||||
| 15 | Yusuf 76. Ayet (12:76:29) | وَفَوْقَ | وفوق | ve fevka | ve üstünde (vardır) | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf’a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah’ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. | |||||
| 16 | Nahl 88. Ayet (16:88:9) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstüne | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz. | |||||
| 17 | Mü'minûn 17. Ayet (23:17:3) | فَوْقَكُمْ | فوقكم | fevkakum | üstünüzde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık.[383] Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz. | |||||
| 18 | Nûr 40. Ayet (24:40:16) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstüne | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389] | |||||
| 19 | Zuhruf 32. Ayet (43:32:14) | فَوْقَ | فوق | fevka | üzerine | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır. | |||||
| 20 | Duhân 48. Ayet (44:48:3) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstüne | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün.” | |||||
| 21 | Fetih 10. Ayet (48:10:9) | فَوْقَ | فوق | fevka | üzerindedir | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar.[496] Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir. | |||||
| 22 | Hucurât 2. Ayet (49:2:8) | فَوْقَ | فوق | fevka | üstüne | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider. | |||||
| 23 | Kaf 6. Ayet (50:6:5) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | üstlerindeki | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur. | |||||
| 24 | Mülk 19. Ayet (67:19:5) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | üstlerinde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir. | |||||
| 25 | Hâkka 17. Ayet (69:17:7) | فَوْقَهُمْ | فوقهم | fevkahum | üstlerinde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş’ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır. | |||||
| 26 | Nebe' 12. Ayet (78:12:2) | فَوْقَكُمْ | فوقكم | fevkakum | üstünüzde | ف و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik. | |||||