"göğü" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 51 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 22. Ayet (2:22:6) وَالسَّمَٓاءَ والسماء ve-ssemâe ve göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.
2 Âl-i İmran 29. Ayet (3:29:6) صُدُورِكُمْ صدوركم sudûrikum göğüslerinizde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
3 Âl-i İmran 118. Ayet (3:118:23) صُدُورُهُمْ صدورهم sudûruhum göğüslerinde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
4 Âl-i İmran 119. Ayet (3:119:28) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz hâlde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden ölün!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.
5 Âl-i İmran 154. Ayet (3:154:67) صُدُورِكُمْ صدوركم sudûrikum göğüsleriniz ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.”
6 Âl-i İmran 154. Ayet (3:154:75) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.”
7 Mâide 7. Ayet (5:7:19) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
8 En'am 6. Ayet (6:6:17) السَّمَٓاءَ السماء ssemâe göğü de س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
9 A'raf 43. Ayet (7:43:4) صُدُورِهِمْ صدورهم sudûrihim göğüsleri ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir.
10 Enfal 43. Ayet (8:43:0) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
11 Tevbe 14. Ayet (9:14:0) صُدُورَ صدور sudûra göğüslerine ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
12 Hûd 5. Ayet (11:5:4) صُدُورَهُمْ صدورهم sudûrahum göğüslerini ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki onlar, O’ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
13 Hicr 47. Ayet (15:47:4) صُدُورِهِمْ صدورهم sudûrihim göğüslerindeki ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
14 Nahl 79. Ayet (16:79:8) السَّمَٓاءِۜ السماء ssemâ-i göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Gökyüzünde Allah’ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
15 Enbiyâ 16. Ayet (21:16:3) السَّمَٓاءَ السماء -ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
16 Enbiyâ 32. Ayet (21:32:2) السَّمَٓاءَ السماء ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
17 Enbiyâ 104. Ayet (21:104:3) السَّمَٓاءَ السماء -ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Yazılı kâğıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
18 Hacc 46. Ayet (22:46:23) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüsler ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
19 Hacc 65. Ayet (22:65:16) السَّمَٓاءَ السماء ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
20 Mü'minûn 86. Ayet (23:86:4) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş’ın Rabbi kimdir?”
21 Nûr 31. Ayet (24:31:18) جُيُوبِهِنَّۖ جيوبهن cuyûbihin(ne) (göğüs) yırtmaçlarının ج ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
22 Furkan 25. Ayet (25:25:3) السَّمَٓاءُ السماء ssemâu göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O gün gök bulutlarla yarılıp parçalanacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.
23 Neml 74. Ayet (27:74:6) صُدُورُهُمْ صدورهم sudûruhum onların göğüslerinin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, onların kalplerinin gizlediği şeyleri de, açığa çıkardıklarını da mutlaka bilir.
24 Kasas 69. Ayet (28:69:5) صُدُورُهُمْ صدورهم sudûruhum göğüslerinin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir.
25 Ankebut 10. Ayet (29:10:30) صُدُورِ صدور sudûri göğüslerinde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan öyleleri vardır ki, “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, “Biz de sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
26 Ankebut 49. Ayet (29:49:6) صُدُورِ صدور sudûri göğüslerde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
27 Rum 25. Ayet (30:25:5) السَّمَٓاءُ السماء ssemâu göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
28 Lokman 23. Ayet (31:23:15) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
29 Ahzab 4. Ayet (33:4:8) جَوْفِه۪ۚ جوفه cevfih(i) (göğüs) boşluğunda ج و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhâr[434] yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı[435] da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.
30 Fâtır 38. Ayet (35:38:10) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
31 Sâd 27. Ayet (38:27:3) السَّمَٓاءَ السماء ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin hâline!
32 Zümer 7. Ayet (39:7:31) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
33 Mü'min 19. Ayet (40:19:6) الصُّدُورُ الصدور ssudûr(u) göğüslerinde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.
34 Mü'min 56. Ayet (40:56:12) صُدُورِهِمْ صدورهم sudûrihim onların göğüslerinde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah’a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
35 Mü'min 64. Ayet (40:64:7) وَالسَّمَٓاءَ والسماء ve-ssemâe ve göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!
36 Şûrâ 24. Ayet (42:24:22) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa “Yalan uydurup Allah’a iftira etti” mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
37 Duhân 10. Ayet (44:10:4) السَّمَٓاءُ السماء ssemâu göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göğün açık bir duman[486] getireceği günü bekle.
38 Zâriyât 23. Ayet (51:23:2) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va’dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.
39 Zâriyât 47. Ayet (51:47:1) وَالسَّمَٓاءَ والسماء ve-ssemâe ve göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.[505]
40 Kamer 11. Ayet (54:11:3) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.
41 Rahman 7. Ayet (55:7:1) وَالسَّمَٓاءَ والسماء ve-ssemâe ve göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
42 Hadîd 6. Ayet (57:6:12) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
43 Haşr 9. Ayet (59:9:14) صُدُورِهِمْ صدورهم sudûrihim göğüslerinde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
44 Teğabun 4. Ayet (64:4:14) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
45 Talak 12. Ayet (65:12:5) سَمٰوَاتٍ سموات semâvâtin göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
46 Mülk 3. Ayet (67:3:4) سَمٰوَاتٍ سموات semâvâtin göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
47 Mülk 5. Ayet (67:5:3) السَّمَٓاءَ السماء ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.[552]
48 Mülk 13. Ayet (67:13:9) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
49 Nûh 15. Ayet (71:15:7) سَمٰوَاتٍ سموات semâvâtin göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) ‘Görmediniz mi, Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?’
50 Âdiyât 10. Ayet (100:10:4) الصُّدُورِۙ الصدور ssudûr(i) göğüslerde ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.