| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 31. Ayet (5:31:7) | لِيُرِيَهُ | ليريه | li-yuriyehu | ona göstermek için | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu. | |||||
| 2 | A'raf 20. Ayet (7:20:4) | لِيُبْدِيَ | ليبدي | li-yubdiye | göstermek için | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.” | |||||
| 3 | A'raf 27. Ayet (7:27:15) | لِيُرِيَهُمَا | ليريهما | li-yuriyehumâ | onlara göstermek için | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır. | |||||
| 4 | Tâhâ 23. Ayet (20:23:1) | لِنُرِيَكَ | لنريك | li-nuriyeke | sana göstermek için | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356] | |||||
| 5 | Hacc 5. Ayet (22:5:26) | لِنُبَيِّنَ | لنبين | li-nubeyyine | açıkça göstermek için | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan[372], sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan[373] yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. | |||||