| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Fatiha 4. Ayet (1:4:2) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur. | |||||
| 2 | Nisâ 136. Ayet (4:136:24) | وَالْيَوْمِ | واليوم | vel-yevmi | ve gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 3 | Mâide 36. Ayet (5:36:17) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kâfirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 4 | En'am 130. Ayet (6:130:14) | يَوْمِكُمْ | يومكم | yevmikum | gününüzle | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O gün Allah, şöyle diyecektir:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler. | |||||
| 5 | Nahl 80. Ayet (16:80:14) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününüzde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi. | |||||
| 6 | Nahl 80. Ayet (16:80:16) | وَيَوْمَ | ويوم | ve yevme | ve gününüzde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi. | |||||
| 7 | Enbiyâ 103. Ayet (21:103:8) | يَوْمُكُمُ | يومكم | yevmukumu | gününüzdür | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, “İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar. | |||||
| 8 | Şu'arâ 189. Ayet (26:189:4) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar Şu’ayb’ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.[401] | |||||
| 9 | Ankebut 36. Ayet (29:36:11) | الْيَوْمَ | اليوم | l-yevme | gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi. | |||||
| 10 | Secde 14. Ayet (32:14:5) | يَوْمِكُمْ | يومكم | yevmikum | gününüzle | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.” | |||||
| 11 | Sâd 26. Ayet (38:26:30) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.” | |||||
| 12 | Zümer 71. Ayet (39:71:25) | يَوْمِكُمْ | يومكم | yevmikum | gününüze | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir. | |||||
| 13 | Mü'min 30. Ayet (40:30:10) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 30,31. İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” | |||||
| 14 | Câsiye 34. Ayet (45:34:7) | يَوْمِكُمْ | يومكم | yevmikum | gününüzle | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur.” | |||||
| 15 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:11) | وَالْيَوْمَ | واليوم | vel-yevme | ve gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 16 | Meâric 26. Ayet (70:26:3) | بِيَوْمِ | بيوم | bi-yevmi | gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir. | |||||
| 17 | Müddessir 46. Ayet (74:46:3) | بِيَوْمِ | بيوم | bi-yevmi | gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ceza gününü de yalanlıyorduk.” | |||||
| 18 | İnfitâr 17. Ayet (82:17:4) | يَوْمُ | يوم | yevmu | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? | |||||
| 19 | İnfitâr 18. Ayet (82:18:5) | يَوْمُ | يوم | yevmu | gününün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? | |||||
| 20 | Mutaffifîn 11. Ayet (83:11:3) | بِيَوْمِ | بيوم | bi-yevmi | gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 10,11. O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay hâline! | |||||