| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 85. Ayet (2:85:39) | وَيَوْمَ | ويوم | ve yevme | ve gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. | |||||
| 2 | Tevbe 25. Ayet (9:25:0) | وَيَوْمَ | ويوم | ve yevme | ve gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisingeriye dönüp kaçmıştınız.[255] | |||||
| 3 | Hûd 60. Ayet (11:60:6) | وَيَوْمَ | ويوم | ve yevme | ve gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı. | |||||
| 4 | Hûd 99. Ayet (11:99:5) | وَيَوْمَ | ويوم | ve yevme | ve gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek! | |||||
| 5 | Bakara 212. Ayet (2:212:13) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. | |||||
| 6 | Nisâ 141. Ayet (4:141:28) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir. | |||||
| 7 | Enfal 41. Ayet (8:41:0) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 8 | Tâhâ 101. Ayet (20:101:5) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sûra üfürüleceği gün[361], bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür! | |||||
| 9 | Ankebut 13. Ayet (29:13:7) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir. | |||||
| 10 | Ankebut 25. Ayet (29:25:14) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.” | |||||
| 11 | Mü'min 32. Ayet (40:32:6) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününden | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 32,33. “Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur.” | |||||
| 12 | Vâkı'a 56. Ayet (56:56:3) | يَوْمَ | يوم | yevme | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir. | |||||
| 13 | Nisâ 87. Ayet (4:87:8) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan? | |||||
| 14 | En'am 12. Ayet (6:12:15) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?” “Allah’ındır” de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar. | |||||
| 15 | İsrâ 58. Ayet (17:58:8) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününden | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış bulunuyor.[319] | |||||
| 16 | Sâd 16. Ayet (38:16:7) | يَوْمِ | يوم | yevmi | gününden | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!” | |||||
| 17 | Beled 14. Ayet (90:14:4) | يَوْمٍ | يوم | yevmin | gününde | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır. | |||||