"gün" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 1086 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mü'min 3. Ayet (40:3:2) الذَّنْبِ الذنب żżenbi günahı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O’nadır.
2 Âl-i İmran 135. Ayet (3:135:14) الذُّنُوبَ الذنوب żżunûbe günahları ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.
3 Zümer 53. Ayet (39:53:16) الذُّنُوبَ الذنوب żżunûbe günahları ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
4 Rahman 39. Ayet (55:39:5) ذَنْبِه۪ٓ ذنبه żenbihi günahı- ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.[519]
5 Fetih 2. Ayet (48:2:7) ذَنْبِكَ ذنبك żenbike günahların- ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
6 Tekvîr 9. Ayet (81:9:2) ذَنْبٍ ذنب żenbin günah (yüzünden) ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
7 Âl-i İmran 31. Ayet (3:31:11) ذُنُوبَكُمْۜ ذنوبكم żunûbekum günahlarınızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
8 Ahzab 71. Ayet (33:71:6) ذُنُوبَكُمْۜ ذنوبكم żunûbekum günahlarınızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 70,71. Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
9 Saf 12. Ayet (61:12:3) ذُنُوبَكُمْ ذنوبكم żunûbekum günahlarınızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.
10 Âl-i İmran 16. Ayet (3:16:8) ذُنُوبَنَا ذنوبنا żunûbenâ günahlarımızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 16,17. (Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.
11 Âl-i İmran 147. Ayet (3:147:10) ذُنُوبَنَا ذنوبنا żunûbenâ günahlarımızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibaretti.
12 Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:14) ذُنُوبَنَا ذنوبنا żunûbenâ günahlarımızı ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
13 Yusuf 97. Ayet (12:97:6) ذُنُوبَنَٓا ذنوبنا żunûbenâ günahlarımızın ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Oğulları, “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik” dediler.
14 Mâide 49. Ayet (5:49:28) ذُنُوبِهِمْۜ ذنوبهم żunûbihim günahları yüzünden ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
15 Kasas 78. Ayet (28:78:27) ذُنُوبِهِمُ ذنوبهم żunûbihimu günahları- ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
16 İbrahim 10. Ayet (14:10:13) ذُنُوبِكُمْ ذنوبكم żunûbikum günahlarınızdan ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.
17 Ahkaf 31. Ayet (46:31:11) ذُنُوبِكُمْ ذنوبكم żunûbikum günahlarınız- ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın.”
18 Nûh 4. Ayet (71:4:4) ذُنُوبِكُمْ ذنوبكم żunûbikum günahlarınızdan ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4. “Allah’a ibadet edin. O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”
19 Tevbe 47. Ayet (9:47:0) خَبَالًا خبالا ḣabâlen bozgunculuktan خ ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
20 Tâhâ 73. Ayet (20:73:6) خَطَايَانَا خطايانا ḣatâyânâ günahlarımızı خ ط أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”
21 Yusuf 97. Ayet (12:97:9) خَاطِـ۪ٔينَ خاطـين ḣâti-în(e) günah işledik خ ط أ
Diyanet İşleri (Yeni) Oğulları, “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçlu idik” dediler.
22 Alak 16. Ayet (96:16:3) خَاطِئَةٍۚ خاطئة ḣâtie(tin) günahkar خ ط أ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
23 Nûr 33. Ayet (24:33:21) خَيْرًاۗ خيرا ḣayrâ(an) hayırlı olduğunu خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
24 İsrâ 31. Ayet (17:31:12) خِطْـًٔا خطـا ḣit-en günahtır خ ط أ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.
25 Bakara 254. Ayet (2:254:17) خُلَّةٌ خلة ḣulletun dostluğun خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
26 Şûrâ 10. Ayet (42:10:2) اخْتَلَفْتُمْ اختلفتم -ḣteleftum ayrılığa düştüğünüz خ ل ف
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum.
27 Mâide 105. Ayet (5:105:12) اهْتَدَيْتُمْۜ اهتديتم -htedeytum siz doğru yolda olduğunuz ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
28 Furkan 45. Ayet (25:45:14) الشَّمْسَ الشمس -şşemse güneşi ش م س
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.
29 Nisâ 103. Ayet (4:103:11) اطْمَأْنَنْتُمْ اطمأننتم -tme/nentum güvene kavuştuğunuz ط م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
30 İnsân 24. Ayet (76:24:7) اٰثِمًا اثما âśimen günahkara أ ث م
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve hiçbir nanköre itaat etme.
31 Bakara 283. Ayet (2:283:27) اٰثِمٌ اثم âśimun günahkardır أ ث م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
32 Hûd 7. Ayet (11:7:15) اَحْسَنُ احسن ahsenu daha güzel (olduğunu) ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı[272] su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
33 Nisâ 11. Ayet (4:11:61) اَقْرَبُ اقرب akrabu daha yakın olduğunu ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
34 En'am 19. Ayet (6:19:24) اٰلِهَةً الهة âliheten tanrılar olduğuna أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
35 Talak 6. Ayet (65:6:21) اَرْضَعْنَ ارضعن arda’ne (çocuğunuzu) emzirirlerse ر ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
36 Mümtehine 1. Ayet (60:1:42) اَعْلَنْتُمْۜ اعلنتم a’lentum açığa vurduğunuz ع ل ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
37 Enbiyâ 109. Ayet (21:109:11) بَع۪يدٌ بعيد ba’îdun uzak (mı olduğunu) ب ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum.”
38 Yusuf 35. Ayet (12:35:2) بَدَا بدا bedâ uygun geldi ب د و
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
39 Ankebut 40. Ayet (29:40:3) بِذَنْبِه۪ۚ بذنبه biżenbih(i) günahıyla ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
40 En'am 6. Ayet (6:6:26) بِذُنُوبِهِمْ بذنوبهم biżunûbihim günahlarından ötürü ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
41 Enfal 52. Ayet (8:52:0) بِذُنُوبِهِمْۜ بذنوبهم biżunûbihim günahlarıyla ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
42 Mâide 18. Ayet (5:18:11) بِذُنُوبِكُمْۜ بذنوبكم biżunûbikum günahlarınızdan ötürü ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.
43 Mülk 11. Ayet (67:11:2) بِذَنْبِهِمْۚ بذنبهم bi-żenbihim günahlarını ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah’ın rahmetinden uzak olsun!
44 Şems 14. Ayet (91:14:6) بِذَنْبِهِمْ بذنبهم bi-żenbihim günahları yüzünden ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.
45 İsrâ 17. Ayet (17:17:10) بِذُنُوبِ بذنوب bi-żunûbi günahlarını ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
46 Furkan 58. Ayet (25:58:11) بِذُنُوبِ بذنوب bi-żunûbi günahlarını ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah’a) tevekkül et. O’nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
47 Âl-i İmran 11. Ayet (3:11:11) بِذُنُوبِهِمْۜ بذنوبهم bi-żunûbihim günahlarıyla ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
48 A'raf 100. Ayet (7:100:13) بِذُنُوبِهِمْۚ بذنوبهم bi-żunûbihim günahlarıyle ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
49 Enfal 54. Ayet (8:54:0) بِذُنُوبِهِمْ بذنوبهم bi-żunûbihim günahlarıyle ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
50 Tevbe 102. Ayet (9:102:0) بِذُنُوبِهِمْ بذنوبهم bi-żunûbihim günahlarını ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.