"gün" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 1086 sonuç bulundu.
650 - 700 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
650 Kasas 73. Ayet (28:73:6) وَالنَّهَارَ والنهار ve-nnehâra ve gündüzü ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
651 Kasas 74. Ayet (28:74:1) وَيَوْمَ ويوم ve yevme ve o gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım”? diyeceği günü hatırla.
652 Kasas 77. Ayet (28:77:19) الْفَسَادَ الفساد l-fesâde bozgunculuk ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”
653 Kasas 77. Ayet (28:77:26) الْمُفْسِد۪ينَ المفسدين l-mufsidîn(e) bozguncuları ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”
654 Kasas 78. Ayet (28:78:27) ذُنُوبِهِمُ ذنوبهم żunûbihimu günahları- ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
655 Kasas 83. Ayet (28:83:12) فَسَادًاۜ فسادا fesâdâ(en) bozguncuğu ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.
656 Ankebut 8. Ayet (29:8:20) كُنْتُمْ كنتم kuntum olduğunuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, insana, ana-babasına iyilik etmesini emrettik. Şâyet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.
657 Ankebut 13. Ayet (29:13:7) يَوْمَ يوم yevme gününde ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.
658 Ankebut 25. Ayet (29:25:14) يَوْمَ يوم yevme gününde ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
659 Ankebut 30. Ayet (29:30:6) الْمُفْسِد۪ينَ۟ المفسدين l-mufsidîn(e) bozguncu ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) (Lût) “Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et” dedi.
660 Ankebut 32. Ayet (29:32:8) بِمَنْ بمن bimen kimin bulunduğunu  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, “Ama orada Lût var” dedi. Onlar, “Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helâk edilenlerden olacaktır.”
661 Ankebut 36. Ayet (29:36:11) الْيَوْمَ اليوم l-yevme gününü ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi.
662 Ankebut 36. Ayet (29:36:17) مُفْسِد۪ينَ مفسدين mufsidîn(e) bozgunculukla ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi.
663 Ankebut 40. Ayet (29:40:3) بِذَنْبِه۪ۚ بذنبه biżenbih(i) günahıyla ذ ن ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
664 Ankebut 55. Ayet (29:55:1) يَوْمَ يوم yevme o gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) 54,55. Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kâfirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, “Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın” diyecektir.
665 Ankebut 61. Ayet (29:61:8) الشَّمْسَ الشمس şşemse güneşi ش م س
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O hâlde nasıl (haktan) döndürülüyorlar?
666 Rum 4. Ayet (30:4:10) وَيَوْمَئِذٍ ويومئذ ve yevmeiżin ve o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422]
667 Rum 9. Ayet (30:9:7) كَانَ كان kâne olduğuna ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
668 Rum 12. Ayet (30:12:1) وَيَوْمَ ويوم ve yevme ve gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
669 Rum 14. Ayet (30:14:1) وَيَوْمَ ويوم ve yevme ve gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.
670 Rum 14. Ayet (30:14:4) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.
671 Rum 18. Ayet (30:18:6) وَعَشِيًّا وعشيا ve ’aşiyyen ve günün sonunda ع ش و
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tespih edin.
672 Rum 23. Ayet (30:23:5) وَالنَّهَارِ والنهار ve-nnehâri ve gündüzün ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Geceleyin uyumanız ve gündüzün O’nun lütfundan istemeniz de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.
673 Rum 25. Ayet (30:25:5) السَّمَٓاءُ السماء ssemâu göğün س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
674 Rum 42. Ayet (30:42:7) كَانَ كان kâne olduğuna ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.
675 Rum 43. Ayet (30:43:9) يَوْمٌ يوم yevmun gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.
676 Rum 43. Ayet (30:43:15) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.
677 Rum 55. Ayet (30:55:1) وَيَوْمَ ويوم ve yevme ve gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
678 Rum 56. Ayet (30:56:12) يَوْمِ يوم yevmi gününe ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
679 Rum 56. Ayet (30:56:15) يَوْمُ يوم yevmu günüdür ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
680 Rum 57. Ayet (30:57:1) فَيَوْمَئِذٍ فيومئذ fe-yevmeiżin artık o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah’ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.
681 Lokman 29. Ayet (31:29:8) النَّهَارِ النهار nnehâri gündüzün ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
682 Lokman 29. Ayet (31:29:10) النَّهَارَ النهار nnehâra gündüzü ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
683 Lokman 29. Ayet (31:29:14) الشَّمْسَ الشمس şşemse güneşi ش م س
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
684 Lokman 33. Ayet (31:33:7) يَوْمًا يوما yevmen günden (ki) ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.
685 Lokman 33. Ayet (31:33:12) وَلَدِه۪ۘ ولده veledihi çocuğunun و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.
686 Secde 4. Ayet (32:4:10) اَيَّامٍ ايام eyyâmin günde ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a[432] kurulandır. Sizin için O’ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
687 Secde 5. Ayet (32:5:11) يَوْمٍ يوم yevmin bir gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.
688 Secde 14. Ayet (32:14:5) يَوْمِكُمْ يومكم yevmikum gününüzle ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.”
689 Secde 20. Ayet (32:20:19) كُنْتُمْ كنتم kuntum olduğunuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
690 Secde 25. Ayet (32:25:6) يَوْمَ يوم yevme günü ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.
691 Secde 29. Ayet (32:29:2) يَوْمَ يوم yevme günü ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Fetih (Kıyamet) günü, inkâr edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”
692 Ahzab 4. Ayet (33:4:8) جَوْفِه۪ۚ جوفه cevfih(i) (göğüs) boşluğunda ج و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhâr[434] yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı[435] da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.
693 Ahzab 5. Ayet (33:5:17) جُنَاحٌ جناح cunâhun bir günah ج ن ح
Diyanet İşleri (Yeni) Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
694 Ahzab 21. Ayet (33:21:13) وَالْيَوْمَ واليوم vel-yevme ve gününe ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.
695 Ahzab 44. Ayet (33:44:2) يَوْمَ يوم yevme gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a kavuşacakları gün mü’minlere yönelik esenlik dileği “Selâm”dır. Allah, onlara bol bir mükâfat hazırlamıştır.
696 Ahzab 51. Ayet (33:51:14) جُنَاحَ جناح cunâha bir günah ج ن ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
697 Ahzab 53. Ayet (33:53:70) عَظ۪يمًا عظيما ‘azîmâ(n) büyük(bir günah)tır ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
698 Ahzab 55. Ayet (33:55:2) جُنَاحَ جناح cunâha bir günah ج ن ح
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü’min kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla şahittir.
699 Ahzab 58. Ayet (33:58:11) وَاِثْمًا واثما ve iśmen ve bir günah أ ث م
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.