"getirdi" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 53 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Hicr 64. Ayet (15:64:1) وَاَتَيْنَاكَ واتيناك ve eteynâke ve sana getirdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”
2 Meryem 27. Ayet (19:27:1) فَاَتَتْ فاتت fe-etet getirdi أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”
3 Mü'minûn 71. Ayet (23:71:11) اَتَيْنَاهُمْ اتيناهم eteynâhum biz onlara getirdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur’an’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
4 Mü'minûn 90. Ayet (23:90:2) اَتَيْنَاهُمْ اتيناهم eteynâhum biz onlara getirdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
5 A'raf 95. Ayet (7:95:2) بَدَّلْنَا بدلنا beddelnâ değiştirip getirdik ب د ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı” dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık.
6 Nahl 84. Ayet (16:84:2) نَبْعَثُ نبعث neb’aśu getirdiğimiz ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.
7 Hicr 74. Ayet (15:74:1) فَجَعَلْنَا فجعلنا fe-ce’alnâ ve getirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
8 Mü'minûn 41. Ayet (23:41:4) فَجَعَلْنَاهُمْ فجعلناهم fe-ce’alnâhum ve onları getirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!
9 Zümer 6. Ayet (39:6:6) جَعَلَ جعل ce’ale meydana getirdi ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
10 Bakara 71. Ayet (2:71:19) جِئْتَ جئت ci/te getirdin ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.” Onlar, “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
11 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:7) جِئْتُكُمْ جئتكم ci/tukum size getirdim ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
12 Âl-i İmran 50. Ayet (3:50:13) وَجِئْتُكُمْ وجئتكم Ve ci/tukum ve size getirdim ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
13 Nisâ 41. Ayet (4:41:3) جِئْنَا جئنا ci/nâ getirdiğimiz ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.
14 Nisâ 41. Ayet (4:41:8) وَجِئْنَا وجئنا ve ci/nâ ve getirdiğimizde ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.
15 Nisâ 170. Ayet (4:170:5) جَٓاءَكُمُ جاءكم câekumu size getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O hâlde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16 Mâide 32. Ayet (5:32:29) جَٓاءَتْهُمْ جاءتهم câethum onlara getirdiler ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
17 Mâide 70. Ayet (5:70:10) جَٓاءَهُمْ جاءهم câehum onlara getirdiyse ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
18 Mâide 110. Ayet (5:110:54) جِئْتَهُمْ جئتهم ci/tehum sen onlara getirdiğin ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
19 En'am 91. Ayet (6:91:20) جَٓاءَ جاء câe getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
20 A'raf 52. Ayet (7:52:2) جِئْنَاهُمْ جئناهم ci/nâhum onlara getirdik ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik.
21 A'raf 105. Ayet (7:105:11) جِئْتُكُمْ جئتكم ci/tukum size getirdim ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Bana, Allah’a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.[223]
22 A'raf 116. Ayet (7:116:9) وَجَٓاؤُ۫ وجاؤ ve câû ve getirdiler ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) (Mûsâ), “Siz atın” dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.
23 Yunus 74. Ayet (10:74:0) فَجَٓاؤُ۫هُمْ فجاؤهم fe-câûhum getirdiler ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.
24 Yunus 81. Ayet (10:81:0) جِئْتُمْ جئتم ci/tum sizin getirdiğiniz ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Sihirbazlar atacaklarını atınca, Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez.
25 Hûd 69. Ayet (11:69:13) جَٓاءَ جاء câe getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.
26 Yusuf 18. Ayet (12:18:1) وَجَٓاؤُ۫ وجاؤ ve câû ve getirdiler ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.”
27 Yusuf 100. Ayet (12:100:27) وَجَٓاءَ وجاء ve câe ve getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
28 İbrahim 9. Ayet (14:9:18) جَٓاءَتْهُمْ جاءتهم câethum onlara getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah’tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz” dediler.
29 Hicr 63. Ayet (15:63:3) جِئْنَاكَ جئناك ci/nâke biz sana getirdik ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”
30 Meryem 23. Ayet (19:23:1) فَاَجَٓاءَهَا فاجاءها fe-ecâehâ ve onu getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.[341]
31 Tâhâ 47. Ayet (20:47:13) جِئْنَاكَ جئناك ci/nâke biz sana getirdik ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
32 Enbiyâ 55. Ayet (21:55:2) اَجِئْتَنَا اجئتنا eci/tenâ bize getirdin mi? ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.
33 Mü'minûn 70. Ayet (23:70:6) جَٓاءَهُمْ جاءهم câehum o kendilerine getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
34 Furkan 33. Ayet (25:33:5) جِئْنَاكَ جئناك ci/nâke sana getirdiğimiz ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
35 Neml 22. Ayet (27:22:10) وَجِئْتُكَ وجئتك ve ci/tuke ve sana getirdim ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman’a) şöyle dedi: “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.”
36 Kasas 37. Ayet (28:37:6) جَٓاءَ جاء câe getirdiğini ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
37 Mü'min 34. Ayet (40:34:12) جَٓاءَكُمْ جاءكم câekum size getirdikleri ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
38 Zuhruf 78. Ayet (43:78:2) جِئْنَاكُمْ جئناكم ci/nâkum biz size getirdik ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.
39 Zâriyât 26. Ayet (51:26:4) فَجَٓاءَ فجاء fe-câe ve getirdi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
40 Tekvîr 14. Ayet (81:14:4) اَحْضَرَتْۜ احضرت ahdarat yapıp getirdiğini ح ض ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.
41 Nahl 6. Ayet (16:6:5) تُر۪يحُونَ تريحون turîhûne akşamleyin getirdiğiniz ر و ح
Diyanet İşleri (Yeni) Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
42 Enbiyâ 9. Ayet (21:9:2) صَدَقْنَاهُمُ صدقناهم sadaknâhumu yerine getirdik ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helâk ettik.
43 Zümer 74. Ayet (39:74:5) صَدَقَنَا صدقنا sadekanâ bize yerine getirdi ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar şöyle derler: “Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah’a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzelmiş!”
44 Âl-i İmran 165. Ayet (3:165:5) اَصَبْتُمْ اصبتم esabtum onların başlarına getirdiğiniz halde ص و ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
45 Furkan 39. Ayet (25:39:2) ضَرَبْنَا ضربنا darabnâ getirdik ض ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.
46 Fetih 24. Ayet (48:24:13) اَظْفَرَكُمْ اظفركم azferakum sizi galip getirdikten ظ ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, Mekke’nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
47 Yunus 22. Ayet (10:22:0) وَظَنُّٓوا وظنوا ve zannû ve kanaat getirdiklerinde ظ ن ن
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
48 Sâd 60. Ayet (38:60:8) قَدَّمْتُمُوهُ قدمتموه kaddemtumûhu bunu önümüze getirdiniz ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
49 Sâd 61. Ayet (38:61:4) قَدَّمَ قدم kaddeme önümüze getirdiyse ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”
50 Ahzab 23. Ayet (33:23:11) قَضٰى قضى kadâ yerine getirdi ق ض ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.