| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Sâffât 101. Ayet (37:101:3) | حَل۪يمٍ | حليم | halîm(in) | halim | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik. | |||||
| 2 | Bakara 225. Ayet (2:225:14) | حَل۪يمٌ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 3 | Bakara 235. Ayet (2:235:47) | حَل۪يمٌ۟ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikâh yapmaya kalkışmayın.[65] Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah’a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 4 | Bakara 263. Ayet (2:263:11) | حَل۪يمٌ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 5 | Âl-i İmran 155. Ayet (3:155:21) | حَل۪يمٌ۟ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 6 | Nisâ 12. Ayet (4:12:88) | حَل۪يمٌۜ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 7 | Mâide 101. Ayet (5:101:26) | حَل۪يمٌ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın.[161] Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 8 | Hacc 59. Ayet (22:59:7) | حَل۪يمٌ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 9 | Teğabun 17. Ayet (64:17:12) | حَل۪يمٌۙ | حليم | halîm(un) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 10 | Ahzab 51. Ayet (33:51:35) | حَل۪يمًا | حليما | halîmâ(n) | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 11 | İsrâ 44. Ayet (17:44:20) | حَل۪يمًا | حليما | halîmen | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. | |||||
| 12 | Fâtır 41. Ayet (35:41:18) | حَل۪يمًا | حليما | halîmen | halimdir | ح ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. | |||||
| 13 | Nâzi'ât 10. Ayet (79:10:5) | الْحَافِرَةِۜ | الحافرة | l-hâfira(ti) | eski halimize | ح ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Biz gerçekten gerisingeriye eski hâlimize mi döndürüleceğiz?” | |||||
| 14 | Hûd 72. Ayet (11:72:3) | وَيْلَتٰٓى | ويلتى | veyletâ | vay halime | وَيْلٌ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Karısı, “Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi. | |||||