| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 14. Ayet (3:14:19) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır. | |||||
| 2 | Nisâ 94. Ayet (4:94:21) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin” demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 3 | En'am 70. Ayet (6:70:8) | الْحَيٰوةُ | الحيوة | l hayâtu | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 4 | Tevbe 38. Ayet (9:38:0) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir. | |||||
| 5 | Yunus 23. Ayet (10:23:0) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz. | |||||
| 6 | Yunus 24. Ayet (10:24:0) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. | |||||
| 7 | Kehf 28. Ayet (18:28:17) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme. | |||||
| 8 | Kehf 45. Ayet (18:45:4) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir. | |||||
| 9 | Kehf 46. Ayet (18:46:4) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır. | |||||
| 10 | Tâhâ 131. Ayet (20:131:11) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır. | |||||
| 11 | Nûr 33. Ayet (24:33:38) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. | |||||
| 12 | Kasas 60. Ayet (28:60:6) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyalık olarak) size verilen her şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah’ın katındaki ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 13 | Kasas 61. Ayet (28:61:10) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliklerinden yararlandırdığımız, sonra da kıyamet günü (hesaba çekilmek için) huzura getirilecek kimse gibi midir? | |||||
| 14 | Rum 7. Ayet (30:7:4) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler. | |||||
| 15 | Şûrâ 36. Ayet (42:36:6) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir. | |||||
| 16 | Zuhruf 35. Ayet (43:35:7) | الْحَيٰوةِ | الحيوة | l-hayâti | hayatının | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır. | |||||