| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 50 | Zuhruf 47. Ayet (43:47:4) | اِذَا | اذا | iżâ | hemen | إِذَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar! | |||||
| 51 | Zuhruf 50. Ayet (43:50:5) | اِذَا | اذا | iżâ | hemen | إِذَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar. | |||||
| 52 | Zuhruf 57. Ayet (43:57:6) | اِذَا | اذا | iżâ | hemen | إِذَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar. | |||||
| 53 | Cum'a 9. Ayet (62:9:11) | فَاسْعَوْا | فاسعوا | fes’av | hemen koşun | س ع ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.[548] | |||||
| 54 | Nâzi'ât 14. Ayet (79:14:1) | فَاِذَا | فاذا | fe-iżâ | hemen | اِذَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler. | |||||