| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 286. Ayet (2:286:7) | لَهَا | لها | lehâ | (herkesin) kendine | لَهَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” | |||||
| 2 | Âl-i İmran 97. Ayet (3:97:15) | مَنِ | من | meni | herkesin | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim[97] vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.) | |||||
| 3 | En'am 19. Ayet (6:19:17) | وَمَنْ | ومن | ve men | ve herkesi | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” | |||||
| 4 | Hûd 103. Ayet (11:103:16) | مَشْهُودٌ | مشهود | meşhûd(un) | herkesin tanık olacağı | ش ه د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, ahiret azabından korkanlar için bunda bir ibret vardır. Bu, insanların (hesap ve ceza için) toplanacakları bir gündür. Bu, herkesin toplanıp bir araya geleceği bir gündür.[278] | |||||
| 5 | İbrahim 5. Ayet (14:5:19) | لِكُلِّ | لكل | li-kulli | herkes için | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 6 | Nahl 111. Ayet (16:111:9) | كُلُّ | كل | kullu | herkese | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 7 | İsrâ 84. Ayet (17:84:2) | كُلٌّ | كل | kullun | herkes | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.” | |||||
| 8 | Tâhâ 135. Ayet (20:135:2) | كُلٌّ | كل | kullun | herkes | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!” | |||||
| 9 | Lokman 31. Ayet (31:31:17) | لِكُلِّ | لكل | li-kulli | herkes için | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi ki, gemiler Allah’ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Allah, bunu âyetlerinden bir kısmını size göstermek için yapmaktadır. Şüphesiz ki bunda hakkıyla sabreden, hakkıyla şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 10 | Sebe' 19. Ayet (34:19:17) | لِكُلِّ | لكل | li-kulli | herkes için | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 11 | Şûrâ 33. Ayet (42:33:13) | لِكُلِّ | لكل | li-kulli | herkes için | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dilerse rüzgârı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 12 | Hümeze 1. Ayet (104:1:2) | لِكُلِّ | لكل | li-kulli | herkesin | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline! | |||||