| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 83. Ayet (4:83:20) | يَسْتَنْبِطُونَهُ | يستنبطونه | yestenbitûnehu | işin içyüzünü araştıran(lar) | ن ب ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Hâlbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız. | |||||
| 2 | Yusuf 77. Ayet (12:77:23) | بِمَا | بما | bimâ | (içyüzünü) | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, “Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor” dedi. | |||||
| 3 | Kehf 78. Ayet (18:78:7) | بِتَأْو۪يلِ | بتأويل | bite/vîli | içyüzünü | أ و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Adam, “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir” dedi. “Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım.”[334] | |||||