| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Hûd 3. Ayet (11:3:16) | فَضْلٍ | فضل | fadlin | ihsan | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum. | |||||
| 2 | Hûd 3. Ayet (11:3:17) | فَضْلَهُۜ | فضله | fadleh(u) | kendi ihsanını | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum. | |||||
| 3 | Nahl 90. Ayet (16:90:5) | وَالْاِحْسَانِ | والاحسان | vel-ihsâni | ve ihsanı | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. | |||||
| 4 | Sâd 39. Ayet (38:39:2) | عَطَٓاؤُ۬نَا | عطاؤنا | ‘atâunâ | bizim ihsanımızdır | ع ط و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik. | |||||