| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2500 | Müddessir 55. Ayet (74:55:2) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dileyen | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık kim dilerse ondan öğüt alır. | |||||
| 2501 | Müddessir 56. Ayet (74:56:5) | يَشَٓاءَ | يشاء | yeşâa | dilemesi | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır. | |||||
| 2502 | Kıyamet 5. Ayet (75:5:5) | اَمَامَهُۚ | امامه | emâmeh(u) | ilerisini (kıyameti) | أ م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.[567] | |||||
| 2503 | Kıyamet 33. Ayet (75:33:4) | اَهْلِه۪ | اهله | ehlihi | ailesine | أ ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti. | |||||
| 2504 | İnsân 5. Ayet (76:5:2) | الْاَبْرَارَ | الابرار | l-ebrâra | iyiler | ب ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İyiler ise, katkısı kâfur olan içecekler dolu bir kadehten içerler. | |||||
| 2505 | İnsân 14. Ayet (76:14:6) | تَذْل۪يلًا | تذليلا | teżlîlâ(n) | aşağı eğdirilerek | ذ ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır. | |||||
| 2506 | İnsân 19. Ayet (76:19:7) | حَسِبْتَهُمْ | حسبتهم | hasibtehum | kendilerini sanırsın | ح س ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır. | |||||
| 2507 | İnsân 21. Ayet (76:21:2) | ثِيَابُ | ثياب | śiyâbu | giysiler | ث و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir. | |||||
| 2508 | İnsân 21. Ayet (76:21:7) | اَسَاوِرَ | اساور | esâvira | bilezikler | س و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir. | |||||
| 2509 | İnsân 28. Ayet (76:28:6) | شِئْنَا | شئنا | şi/nâ | dilediğimiz | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz. | |||||
| 2510 | İnsân 29. Ayet (76:29:5) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dileyen | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 2511 | İnsân 30. Ayet (76:30:2) | تَشَٓاؤُ۫نَ | تشاؤن | teşâûne | siz dileyemezsiniz | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2512 | İnsân 30. Ayet (76:30:5) | يَشَٓاءَ | يشاء | yeşâa | dilemesi | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2513 | İnsân 30. Ayet (76:30:10) | عَل۪يمًا | عليما | ‘alîmen | bilendir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2514 | İnsân 31. Ayet (76:31:3) | يَشَٓاءُ | يشاء | yeşâu | dilediği | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır. | |||||
| 2515 | Mürselât 1. Ayet (77:1:1) | وَالْمُرْسَلَاتِ | والمرسلات | vel-murselâti | andolsun gönderilenlere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. | |||||
| 2516 | Mürselât 7. Ayet (77:7:2) | تُوعَدُونَ | توعدون | tû’adûne | size va'dedilen | و ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. | |||||
| 2517 | Mürselât 11. Ayet (77:11:2) | الرُّسُلُ | الرسل | rrusulu | elçilere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir). | |||||
| 2518 | Mürselât 14. Ayet (77:14:2) | اَدْرٰيكَ | ادريك | edrâke | bileceksin | د ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin. | |||||
| 2519 | Mürselât 16. Ayet (77:16:3) | الْاَوَّل۪ينَۜ | الاولين | l-evvelîn(e) | öncekileri | أ و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz öncekileri helâk etmedik mi? | |||||
| 2520 | Mürselât 17. Ayet (77:17:3) | الْاٰخِر۪ينَ | الاخرين | l-âḣirîn(e) | geridekileri | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız. | |||||
| 2521 | Mürselât 26. Ayet (77:26:1) | اَحْيَٓاءً | احياء | ahyâen | diriler (için) | ح ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 25,26. Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı? | |||||
| 2522 | Mürselât 36. Ayet (77:36:3) | لَهُمْ | لهم | lehum | kendilerine | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler. | |||||
| 2523 | Mürselât 36. Ayet (77:36:4) | فَيَعْتَذِرُونَ | فيعتذرون | fe-ya’teżirûn(e) | özür dilesinler | ع ذ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler. | |||||
| 2524 | Mürselât 38. Ayet (77:38:5) | وَالْاَوَّل۪ينَ | والاولين | vel-evvelîn(e) | ve öncekileri | أ و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır. | |||||
| 2525 | Mürselât 39. Ayet (77:39:4) | كَيْدٌ | كيد | keydun | bir hileniz | ك ي د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun! | |||||
| 2526 | Mürselât 39. Ayet (77:39:5) | فَك۪يدُونِ | فكيدون | fe-kîdûn(i) | haydi bana hile yapın | ك ي د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun! | |||||
| 2527 | Mürselât 41. Ayet (77:41:2) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîne | muttakiler ise | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar. | |||||
| 2528 | Nebe' 4. Ayet (78:4:2) | سَيَعْلَمُونَۙ | سيعلمون | seya’lemûn(e) | yakında bilecekler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, ileride bilecekler. | |||||
| 2529 | Nebe' 5. Ayet (78:5:3) | سَيَعْلَمُونَ | سيعلمون | seya’lemûn(e) | yakında bilecekler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine hayır; ileride bilecekler. | |||||
| 2530 | Nebe' 24. Ayet (78:24:6) | شَرَابًاۙ | شرابا | şerâbâ(n) | içilecek bir şey | ش ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar! | |||||
| 2531 | Nebe' 27. Ayet (78:27:2) | كَانُوا | كانوا | kânû | idiler | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı. | |||||
| 2532 | Nebe' 28. Ayet (78:28:3) | كِذَّابًاۜ | كذابا | kiżżâbâ(n) | tekzib ile | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı. | |||||
| 2533 | Nebe' 31. Ayet (78:31:2) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîne | muttakiler için vardır | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. | |||||
| 2534 | Nebe' 38. Ayet (78:38:8) | اِلَّا | الا | illâ | dışındakiler | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir. | |||||
| 2535 | Nebe' 39. Ayet (78:39:5) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dileyen | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 2536 | Nebe' 40. Ayet (78:40:3) | عَذَابًا | عذابا | ‘ażâben | bir azab ile | ع ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık. | |||||
| 2537 | Nâzi'ât 12. Ayet (79:12:1) | قَالُوا | قالوا | kâlû | dediler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler. | |||||
| 2538 | Nâzi'ât 19. Ayet (79:19:1) | وَاَهْدِيَكَ | واهديك | ve ehdiyeke | ve seni ileteyim | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Seni Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden saygı duyup korkasın!” | |||||
| 2539 | Abese 10. Ayet (80:10:3) | تَلَهّٰىۚ | تلهى | telehhâ | ilgilenmiyorsun | ل ه و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9,10. Allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. | |||||
| 2540 | Abese 12. Ayet (80:12:2) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dileyen | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dileyen ondan öğüt alır. | |||||
| 2541 | Abese 13. Ayet (80:13:3) | مُكَرَّمَةٍۙ | مكرمة | mukerrame(tin) | değer verilen | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15,16. O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. | |||||
| 2542 | Abese 14. Ayet (80:14:1) | مَرْفُوعَةٍ | مرفوعة | merfû’atin | (saygı ile) yükseltilen | ر ف ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15,16. O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. | |||||
| 2543 | Abese 22. Ayet (80:22:3) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dilediği | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, dilediği vakit onu diriltir. | |||||
| 2544 | Tekvîr 21. Ayet (81:21:1) | مُطَاعٍ | مطاع | mutâ’in | ita'at edilendir | ط و ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 2545 | Tekvîr 21. Ayet (81:21:3) | اَم۪ينٍۜ | امين | emîn(in) | güvenilendir | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 2546 | Tekvîr 29. Ayet (81:29:2) | تَشَٓاؤُ۫نَ | تشاؤن | teşâûne | siz dileyemezsiniz | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. | |||||
| 2547 | Tekvîr 29. Ayet (81:29:5) | يَشَٓاءَ | يشاء | yeşâa | dilemesi | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. | |||||
| 2548 | İnfitâr 8. Ayet (82:8:5) | شَٓاءَ | شاء | şâe | dilediyse | ش ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7,8. Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? | |||||
| 2549 | İnfitâr 13. Ayet (82:13:2) | الْاَبْرَارَ | الابرار | l-ebrâra | iyiler | ب ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler. | |||||