"ileyke" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 60 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 4. Ayet (2:4:5) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
2 Bakara 99. Ayet (2:99:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.
3 Bakara 260. Ayet (2:260:23) اِلَيْكَ اليك ileyke kendine إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
4 Bakara 285. Ayet (2:285:26) وَاِلَيْكَ واليك ve ileyke sanadır إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
5 Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:9) اِلَيْكَۚ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96]
6 Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:17) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96]
7 Nisâ 60. Ayet (4:60:10) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124]
8 Nisâ 105. Ayet (4:105:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.
9 Nisâ 162. Ayet (4:162:10) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
10 Nisâ 163. Ayet (4:163:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana da إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik.[135]
11 Mâide 48. Ayet (5:48:2) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
12 Mâide 64. Ayet (5:64:22) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lânete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.
13 Mâide 67. Ayet (5:67:7) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
14 Mâide 68. Ayet (5:68:22) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.
15 En'am 106. Ayet (6:106:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir.
16 A'raf 2. Ayet (7:2:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.[211]
17 A'raf 143. Ayet (7:143:38) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince[228] onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi.
18 A'raf 198. Ayet (7:198:0) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler.
19 Yunus 94. Ayet (10:94:0) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma!
20 Yunus 109. Ayet (10:109:0) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
21 Hûd 12. Ayet (11:12:6) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
22 Yusuf 3. Ayet (12:3:8) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
23 Ra'd 1. Ayet (13:1:7) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.
24 Ra'd 19. Ayet (13:19:5) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
25 Ra'd 30. Ayet (13:30:14) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.”
26 İbrahim 1. Ayet (14:1:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. Elif Lâm Râ.[293] Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline.
27 Nahl 44. Ayet (16:44:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.
28 Nahl 123. Ayet (16:123:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik.
29 İsrâ 39. Ayet (17:39:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme. Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
30 İsrâ 47. Ayet (17:47:8) اِلَيْكَ اليك ileyke seni إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.
31 İsrâ 51. Ayet (17:51:16) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”
32 İsrâ 73. Ayet (17:73:7) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.
33 İsrâ 86. Ayet (17:86:6) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.
34 Kehf 27. Ayet (18:27:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.
35 Tâhâ 84. Ayet (20:84:7) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim.”
36 Tâhâ 114. Ayet (20:114:12) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme. “Rabbim! İlmimi arttır” de.
37 Neml 40. Ayet (27:40:13) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”
38 Kasas 32. Ayet (28:32:11) اِلَيْكَ اليك ileyke kendine إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.”
39 Kasas 86. Ayet (28:86:6) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.
40 Ankebut 45. Ayet (29:45:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.
41 Ankebut 47. Ayet (29:47:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler.
42 Ahzab 2. Ayet (33:2:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
43 Ahzab 19. Ayet (33:19:8) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 18,19. Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır.
44 Ahzab 51. Ayet (33:51:6) اِلَيْكَ اليك ileyke yanına إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
45 Sebe' 6. Ayet (34:6:7) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.
46 Fâtır 31. Ayet (35:31:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
47 Sâd 29. Ayet (38:29:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
48 Zümer 2. Ayet (39:2:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.
49 Zümer 65. Ayet (39:65:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun.”
50 Şûrâ 3. Ayet (42:3:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.