"immâ" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 154 sonuç bulundu.
100 - 150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
100 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:12) مِمَّا مما mimmâ ötürü مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
101 Hacc 35. Ayet (22:35:13) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
102 Hacc 47. Ayet (22:47:13) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
103 Mü'minûn 21. Ayet (23:21:7) مِمَّا مما mimmâ -ndekinden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.
104 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:20) مِمَّا مما mimmâ -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
105 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:24) مِمَّا مما mimmâ -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
106 Mü'minûn 93. Ayet (23:93:3) اِمَّا اما immâ eğer إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 93,94. De ki: “Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.”
107 Nûr 26. Ayet (24:26:11) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır.[386] O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.
108 Nûr 33. Ayet (24:33:14) مِمَّا مما mimmâ -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
109 Furkan 49. Ayet (25:49:6) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.
110 Şu'arâ 169. Ayet (26:169:4) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”
111 Şu'arâ 216. Ayet (26:216:6) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana karşı gelirlerse, “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım” de.
112 Neml 36. Ayet (27:36:11) مِمَّٓا مما mimmâ -nden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.”
113 Neml 70. Ayet (27:70:8) مِمَّا مما mimmâ -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
114 Kasas 54. Ayet (28:54:10) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükâfatları kendilerine iki kez verilecektir.
115 Rum 9. Ayet (30:9:20) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
116 Secde 5. Ayet (32:5:16) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.
117 Secde 16. Ayet (32:16:9) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.
118 Ahzab 50. Ayet (33:50:14) مِمَّٓا مما mimmâ -nden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
119 Ahzab 69. Ayet (33:69:12) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Siz Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Mûsâ, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
120 Fâtır 29. Ayet (35:29:9) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.
121 Yâsîn 36. Ayet (36:36:6) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
122 Yâsîn 36. Ayet (36:36:11) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve nice şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
123 Yâsîn 47. Ayet (36:47:5) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.
124 Yâsîn 71. Ayet (36:71:6) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
125 Zümer 4. Ayet (39:4:8) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.
126 Mü'min 34. Ayet (40:34:11) مِمَّا مما mimmâ şeyler hakkında مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
127 Mü'min 77. Ayet (40:77:6) فَاِمَّا فاما fe-immâ ya إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
128 Fussilet 5. Ayet (41:5:5) مِمَّا مما mimmâ şeye karşı مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O hâlde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız.”[476]
129 Fussilet 22. Ayet (41:22:19) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lâkin, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”
130 Fussilet 36. Ayet (41:36:1) وَاِمَّا واما ve immâ ve eğer إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
131 Şûrâ 22. Ayet (42:22:4) مِمَّا مما mimmâ yüzünden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
132 Şûrâ 38. Ayet (42:38:9) وَمِمَّا ومما ve mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
133 Zuhruf 16. Ayet (43:16:3) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?
134 Zuhruf 24. Ayet (43:24:5) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
135 Zuhruf 26. Ayet (43:26:8) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.”
136 Zuhruf 32. Ayet (43:32:24) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
137 Zuhruf 41. Ayet (43:41:1) فَاِمَّا فاما fe-immâ bile إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.
138 Ahkaf 19. Ayet (46:19:3) مِمَّا مما mimmâ işlerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah’ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.
139 Muhammed 4. Ayet (47:4:12) فَاِمَّا فاما fe-immâ ister إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.[493] Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
140 Muhammed 4. Ayet (47:4:15) وَاِمَّا واما ve immâ veya إِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.[493] Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
141 Tûr 22. Ayet (52:22:4) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
142 Vâkı'a 20. Ayet (56:20:2) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
143 Vâkı'a 21. Ayet (56:21:3) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
144 Hadîd 7. Ayet (57:7:5) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526]
145 Haşr 9. Ayet (59:9:16) مِمَّٓا مما mimmâ ötürü مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
146 Mümtehine 4. Ayet (60:4:16) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538]
147 Münafikun 10. Ayet (63:10:2) مِمَّا مما mimmâ مِمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
148 Talak 7. Ayet (65:7:11) مِمَّٓا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
149 Meâric 39. Ayet (70:39:4) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.