| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 2. Ayet (7:2:13) | لِلْمُؤْمِن۪ينَ | للمؤمنين | lil-mu/minîn(e) | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.[211] | |||||
| 2 | Neml 2. Ayet (27:2:3) | لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ | للمؤمنين | lil-mu/minîn(e) | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. | |||||
| 3 | Ankebut 12. Ayet (29:12:5) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler iman edenlere, “Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim” derler. Hâlbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır. | |||||
| 4 | Ahzab 43. Ayet (33:43:12) | بِالْمُؤْمِن۪ينَ | بالمؤمنين | bil-mu/minîne | inananlara karşı | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir. Allah, mü’minlere çok merhamet edendir. | |||||
| 5 | Fetih 20. Ayet (48:20:15) | لِلْمُؤْمِن۪ينَ | للمؤمنين | lil-mu/minîne | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü’minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin. | |||||
| 6 | Fetih 29. Ayet (48:29:48) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir. | |||||
| 7 | Zâriyât 55. Ayet (51:55:5) | الْمُؤْمِن۪ينَ | المؤمنين | l-mu/minîn(e) | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü’minlere fayda verir. | |||||
| 8 | Haşr 10. Ayet (59:10:19) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inananlara | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”[534] | |||||