"inen" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 22 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 197. Ayet (2:197:3) مَعْلُومَاتٌۚ معلومات ma’lûmât(un) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hac (ayları), bilinen aylardır.[58] Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.
2 Âl-i İmran 188. Ayet (3:188:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinen ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
3 Nisâ 157. Ayet (4:157:34) يَق۪ينًاۙ يقينا yakînâ(n) yakinen ي ق ن
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.
4 Nisâ 173. Ayet (4:173:13) اسْتَنْكَفُوا استنكفوا stenkefû çekinen(lere) ن ك ف
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
5 Mâide 57. Ayet (5:57:8) اتَّخَذُوا اتخذوا tteḣażû edinen(leri) أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.
6 Tevbe 107. Ayet (9:107:0) اتَّخَذُوا اتخذوا tteḣażû edinenler var أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.[261]
7 Hicr 4. Ayet (15:4:8) مَعْلُومٌ معلوم ma’lûm(un) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
8 Hicr 21. Ayet (15:21:11) مَعْلُومٍ معلوم ma’lûm(in) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
9 Hicr 38. Ayet (15:38:4) الْمَعْلُومِ المعلوم l-ma’lûm(i) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 37,38. Allah da, "O hâlde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
10 Hicr 96. Ayet (15:96:2) يَجْعَلُونَ يجعلون yec’alûne edinen(ler) ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 95,96. Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilâh edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
11 Furkan 43. Ayet (25:43:3) اتَّخَذَ اتخذ tteḣaże edinen أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?
12 Ankebut 41. Ayet (29:41:3) اتَّخَذُوا اتخذوا tteḣażû edinen(lerin) أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
13 Ankebut 41. Ayet (29:41:10) اِتَّخَذَتْ اتخذت (i)tteḣażet edinen أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
14 Sâffât 41. Ayet (37:41:4) مَعْلُومٌۙ معلوم ma’lûm(un) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 41,42. İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.
15 Sâffât 164. Ayet (37:164:6) مَعْلُومٌ معلوم ma’lûm(un) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) (Melekler derler ki:) “Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır.”
16 Sâd 81. Ayet (38:81:4) الْمَعْلُومِ المعلوم l-ma’lûm(i) bilinen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 80,81. Allah, şöyle dedi: “Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin.”
17 Zümer 3. Ayet (39:3:6) اتَّخَذُوا اتخذوا tteḣażû edinen أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
18 Şûrâ 6. Ayet (42:6:2) اتَّخَذُوا اتخذوا tteḣażû edinen(leri) أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
19 Câsiye 23. Ayet (45:23:3) اتَّخَذَ اتخذ tteḣaże edinen أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
20 Hadîd 4. Ayet (57:4:22) يَنْزِلُ ينزل yenzilu inen ن ز ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
21 Hadîd 16. Ayet (57:16:11) نَزَلَ نزل nezele inen ن ز ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
22 Mücadele 14. Ayet (58:14:5) تَوَلَّوْا تولوا tevellev dost edinen(leri) و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.