"isrâîle" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 33 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 40. Ayet (2:40:3) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İsrailoğulları![13] Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
2 Bakara 83. Ayet (2:83:5) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.
3 Bakara 122. Ayet (2:122:3) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
4 Bakara 211. Ayet (2:211:3) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah’ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır.
5 Bakara 246. Ayet (2:246:7) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde, savaşmayacak olursanız?” demişti. Onlar, “Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım” diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
6 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:4) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
7 Âl-i İmran 93. Ayet (3:93:6) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”
8 Mâide 12. Ayet (5:12:6) اِسْرَٓاء۪يلَۚ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”
9 Mâide 32. Ayet (5:32:7) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
10 Mâide 70. Ayet (5:70:5) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
11 Mâide 72. Ayet (5:72:15) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu.[154] Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
12 Mâide 78. Ayet (5:78:6) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.
13 Mâide 110. Ayet (5:110:51) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
14 A'raf 137. Ayet (7:137:18) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.[226] Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.
15 A'raf 138. Ayet (7:138:3) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilâhları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilâh yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.”
16 Yunus 90. Ayet (10:90:0) إِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi.
17 Yunus 90. Ayet (10:90:0) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi.
18 Yunus 93. Ayet (10:93:0) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.
19 İsrâ 2. Ayet (17:2:7) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.
20 İsrâ 4. Ayet (17:4:4) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik.
21 İsrâ 101. Ayet (17:101:9) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.[323]
22 İsrâ 104. Ayet (17:104:5) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
23 Meryem 58. Ayet (19:58:18) وَاِسْرَٓاء۪يلَ واسراءيل ve isrâîle ve İsrail (Ya'kub) إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
24 Tâhâ 47. Ayet (20:47:9) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
25 Tâhâ 80. Ayet (20:80:3) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
26 Tâhâ 94. Ayet (20:94:15) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Hârûn: “Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum” dedi.
27 Neml 76. Ayet (27:76:7) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
28 Mü'min 53. Ayet (40:53:7) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) 53,54. Andolsun, biz Mûsâ’ya hidayet verdik. İsrailoğulları’na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat’ı) miras bıraktık.
29 Duhân 30. Ayet (44:30:4) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
30 Câsiye 16. Ayet (45:16:4) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
31 Ahkaf 10. Ayet (46:10:14) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta görerek) şahitlik edip inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
32 Saf 6. Ayet (61:6:8) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.[543]
33 Saf 14. Ayet (61:14:27) اِسْرَٓاء۪يلَ اسراءيل isrâîle İsrail إِسْرَائِيل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.[544] Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.[545]