| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:17) | سَيِّـَٔاتِنَا | سيـاتنا | seyyi-âtinâ | kötülüklerimizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” | |||||
| 2 | Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:29) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyi-âtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” | |||||
| 3 | Mâide 65. Ayet (5:65:9) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık. | |||||
| 4 | Enfal 29. Ayet (8:29:0) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyi-âtikum | kötülüklerinizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 5 | Hûd 114. Ayet (11:114:11) | السَّيِّـَٔاتِۜ | السيـات | sseyyiât(i) | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.[279] | |||||
| 6 | Nahl 34. Ayet (16:34:2) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyi-âtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı. | |||||
| 7 | Furkan 70. Ayet (25:70:11) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | onların kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 8 | Kasas 84. Ayet (28:84:14) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar. | |||||
| 9 | Ankebut 4. Ayet (29:4:5) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar! | |||||
| 10 | Ankebut 7. Ayet (29:7:7) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız. | |||||
| 11 | Zümer 48. Ayet (39:48:3) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyi-âtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır. | |||||
| 12 | Zümer 51. Ayet (39:51:2) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir. | |||||
| 13 | Zümer 51. Ayet (39:51:10) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir. | |||||
| 14 | Mü'min 45. Ayet (40:45:3) | سَيِّـَٔاتِ | سيـات | seyyiâti | kötülüklerinden | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı. | |||||
| 15 | Câsiye 21. Ayet (45:21:5) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar! | |||||
| 16 | Câsiye 33. Ayet (45:33:3) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir. | |||||
| 17 | Ahkaf 16. Ayet (46:16:10) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | onların kötülükleri- | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va’ddir. | |||||
| 18 | Fetih 5. Ayet (48:5:13) | سَيِّـَٔاتِهِمْۜ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır. | |||||
| 19 | Teğabun 9. Ayet (64:9:15) | سَيِّـَٔاتِه۪ | سيـاته | seyyiâtihi | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 20 | Talak 5. Ayet (65:5:11) | سَيِّـَٔاتِه۪ | سيـاته | seyyiâtihi | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür. | |||||
| 21 | Tahrim 8. Ayet (66:8:15) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyiâtikum | kötülüklerinizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler. | |||||