"kabli" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 130 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 4. Ayet (2:4:9) قَبْلِكَۚ قبلك kablike senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
2 Bakara 21. Ayet (2:21:10) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden öncekileri ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.
3 Bakara 118. Ayet (2:118:15) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler de) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
4 Bakara 183. Ayet (2:183:13) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
5 Bakara 198. Ayet (2:198:24) قَبْلِه۪ قبله kablihi O'ndan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin.[59] Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
6 Bakara 214. Ayet (2:214:12) قَبْلِكُمْۜ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.
7 Bakara 237. Ayet (2:237:4) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah’a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
8 Bakara 254. Ayet (2:254:9) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
9 Bakara 286. Ayet (2:286:30) قَبْلِنَاۚ قبلنا kablinâ bizden öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
10 Âl-i İmran 11. Ayet (3:11:6) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
11 Âl-i İmran 93. Ayet (3:93:14) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”
12 Âl-i İmran 137. Ayet (3:137:4) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
13 Âl-i İmran 143. Ayet (3:143:6) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
14 Âl-i İmran 144. Ayet (3:144:8) قَبْلِهِ قبله kablihi ondan önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisingeriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisingeriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.
15 Âl-i İmran 183. Ayet (3:183:20) قَبْل۪ي قبلي kablî benden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?”
16 Âl-i İmran 184. Ayet (3:184:7) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.[103]
17 Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:11) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.
18 Nisâ 26. Ayet (4:26:9) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önceki(lerin) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
19 Nisâ 47. Ayet (4:47:13) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
20 Nisâ 60. Ayet (4:60:14) قَبْلِكَ قبلك kablike ve senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124]
21 Nisâ 131. Ayet (4:131:14) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de “Allah’a karşı gelmekten sakının” diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, zengindir, övülmeye lâyıktır.
22 Nisâ 162. Ayet (4:162:14) قَبْلِكَ قبلك kablik(e) senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
23 Mâide 5. Ayet (5:5:23) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.[145] Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.
24 Mâide 34. Ayet (5:34:5) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.
25 Mâide 57. Ayet (5:57:17) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.
26 Mâide 75. Ayet (5:75:10) قَبْلِهِ قبله kablihi ondan önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.
27 Mâide 102. Ayet (5:102:5) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce gelen ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kâfir oldu.
28 En'am 6. Ayet (6:6:6) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
29 En'am 10. Ayet (6:10:5) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
30 En'am 34. Ayet (6:34:5) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah’ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur.[174] Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.
31 En'am 42. Ayet (6:42:6) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce de ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.
32 En'am 148. Ayet (6:148:19) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
33 En'am 156. Ayet (6:156:9) قَبْلِنَاۖ قبلنا kablinâ bizden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
34 A'raf 38. Ayet (7:38:8) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah, der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”
35 A'raf 129. Ayet (7:129:4) قَبْلِ قبل kabli önce- ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da.” Mûsâ, “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk edecek ve sizi bu yerde (Mısır’da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır” dedi.
36 Enfal 52. Ayet (8:52:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
37 Enfal 54. Ayet (8:54:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
38 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden öncekiler ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
39 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
40 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
41 Yunus 13. Ayet (10:13:0) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
42 Yunus 16. Ayet (10:16:0) قَبْلِه۪ۜ قبله kablih(i) daha önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur’an’ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?”
43 Yunus 39. Ayet (10:39:0) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
44 Yunus 94. Ayet (10:94:0) قَبْلِكَۚ قبلك kablik(e) senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma!
45 Yunus 102. Ayet (10:102:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
46 Hûd 17. Ayet (11:17:11) قَبْلِه۪ قبله kablihi ondan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.[273] İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
47 Hûd 49. Ayet (11:49:14) قَبْلِ قبل kabli önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.
48 Hûd 116. Ayet (11:116:6) قَبْلِكُمْ قبلكم kablikum sizden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.
49 Yusuf 3. Ayet (12:3:14) قَبْلِه۪ قبله kablihi ondan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
50 Yusuf 109. Ayet (12:109:4) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?