| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 25. Ayet (2:25:24) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 2 | Bakara 89. Ayet (2:89:12) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun. | |||||
| 3 | Bakara 91. Ayet (2:91:27) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: “Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?” | |||||
| 4 | Âl-i İmran 4. Ayet (3:4:2) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4. O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı[83] da indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 164. Ayet (3:164:22) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. | |||||
| 6 | Nisâ 94. Ayet (4:94:30) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin” demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 7 | Nisâ 164. Ayet (4:164:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Mûsa ile de doğrudan konuştu. | |||||
| 8 | Mâide 59. Ayet (5:59:18) | قَبْلُۙ | قبل | kablu | bizden önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey kitap ehli! Sadece Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilâhî kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz.” | |||||
| 9 | Mâide 77. Ayet (5:77:18) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.” | |||||
| 10 | En'am 158. Ayet (6:158:28) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.” | |||||
| 11 | A'raf 53. Ayet (7:53:12) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır. | |||||
| 12 | A'raf 155. Ayet (7:155:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi. | |||||
| 13 | A'raf 173. Ayet (7:173:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut, “Bizden önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” dememeniz içindir. | |||||
| 14 | Enfal 71. Ayet (8:71:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı (sana) imkân vermişti. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 15 | Tevbe 48. Ayet (9:48:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden de | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri hâlde, Allah’ın dini galip geldi. | |||||
| 16 | Tevbe 50. Ayet (9:50:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | önce- | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler. | |||||
| 17 | Yunus 91. Ayet (10:91:0) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. | |||||
| 18 | Hûd 78. Ayet (11:78:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | ve daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût, dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikâhlanmanız) sizin için daha temizdir.[277] Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?” | |||||
| 19 | Yusuf 6. Ayet (12:6:19) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 20 | Yusuf 80. Ayet (12:80:19) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.” | |||||
| 21 | Yusuf 100. Ayet (12:100:15) | قَبْلُۘ | قبل | kablu | önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 22 | İbrahim 44. Ayet (14:44:22) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?” | |||||
| 23 | Hicr 27. Ayet (15:27:4) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık. | |||||
| 24 | Meryem 7. Ayet (19:7:12) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle dedi:) “Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.” | |||||
| 25 | Meryem 9. Ayet (19:9:11) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: “Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım.”[338] | |||||
| 26 | Meryem 67. Ayet (19:67:7) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi? | |||||
| 27 | Tâhâ 90. Ayet (20:90:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Hârûn onlara daha önce şöyle demişti: “Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahmân’dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin.” | |||||
| 28 | Tâhâ 115. Ayet (20:115:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, bundan önce biz Âdem’e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. | |||||
| 29 | Enbiyâ 51. Ayet (21:51:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, daha önce de İbrahim’e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk. | |||||
| 30 | Enbiyâ 76. Ayet (21:76:5) | قَبْلُ | قبل | kablu | bunlardan önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık. | |||||
| 31 | Hacc 78. Ayet (22:78:22) | قَبْلُ | قبل | kablu | bundan önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız.[380] Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır! | |||||
| 32 | Mü'minûn 83. Ayet (23:83:7) | قَبْلُ | قبل | kablu | bizden önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir. | |||||
| 33 | Neml 68. Ayet (27:68:7) | قَبْلُۙ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” | |||||
| 34 | Kasas 12. Ayet (28:12:5) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, daha önce onun, sütanalarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, “Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi. | |||||
| 35 | Rum 4. Ayet (30:4:7) | قَبْلُ | قبل | kablu | (bundan) önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422] | |||||
| 36 | Ahzab 15. Ayet (33:15:6) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir. | |||||
| 37 | Ahzab 38. Ayet (33:38:17) | قَبْلُۜ | قبل | kablu | sizden önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür. | |||||
| 38 | Zümer 8. Ayet (39:8:20) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.” | |||||
| 39 | Mü'min 34. Ayet (40:34:5) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır. | |||||
| 40 | Mü'min 74. Ayet (40:74:12) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır. | |||||
| 41 | Fetih 16. Ayet (48:16:25) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: “Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır.” | |||||
| 42 | Tûr 26. Ayet (52:26:4) | قَبْلُ | قبل | kablu | daha önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derler ki: “Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah’a isyandan) korkardık.” | |||||
| 43 | Tûr 28. Ayet (52:28:4) | قَبْلُ | قبل | kablu | bundan önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Gerçekten biz bundan önce O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir.” | |||||
| 44 | Hadîd 16. Ayet (57:16:20) | قَبْلُ | قبل | kablu | bundan önce | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 45 | Cum'a 2. Ayet (62:2:18) | قَبْلُ | قبل | kablu | önceden | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, ümmîlere[546], içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. | |||||
| 46 | Teğabun 5. Ayet (64:5:7) | قَبْلُۘ | قبل | kablu | daha önce- | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır. | |||||