| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 95. Ayet (2:95:5) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yapıp sunduğu işlerden | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 182. Ayet (3:182:3) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yapıp öne sürdürdüğünün | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır.” Allah, kullara asla zulmedici değildir. | |||||
| 3 | Nisâ 62. Ayet (4:62:6) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yaptıkları (kötülükler) | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da “Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik” diye Allah’a yemin ederek sana geldikleri zaman hâlleri nasıl olur? | |||||
| 4 | Mâide 80. Ayet (5:80:9) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | (yapıp) gönderdiği | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar. | |||||
| 5 | Enfal 51. Ayet (8:51:0) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yapıp öne sürdüğü işler | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir. | |||||
| 6 | Kehf 57. Ayet (18:57:11) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürdüğü | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329] | |||||
| 7 | Hacc 10. Ayet (22:10:3) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | önceden yaptıkları | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ona), “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.) | |||||
| 8 | Kasas 47. Ayet (28:47:6) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yaptıkları (günahları) | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, “Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de âyetlerine uysaydık ve mü’minlerden olsaydık” diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik. | |||||
| 9 | Rum 36. Ayet (30:36:11) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürdüklerinden | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler. | |||||
| 10 | Sâd 61. Ayet (38:61:4) | قَدَّمَ | قدم | kaddeme | önümüze getirdiyse | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.” | |||||
| 11 | Şûrâ 48. Ayet (42:48:23) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürdüğü işlerden | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür. | |||||
| 12 | Fetih 2. Ayet (48:2:5) | تَقَدَّمَ | تقدم | tekaddeme | geçmiş | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin. | |||||
| 13 | Haşr 18. Ayet (59:18:10) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | gönderdiğine | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 14 | Cum'a 7. Ayet (62:7:5) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürdükleri | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir. | |||||
| 15 | Müddessir 37. Ayet (74:37:5) | يَتَقَدَّمَ | يتقدم | yetekaddeme | ileri gitmek | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 32,33,34,35,36,37. Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. | |||||
| 16 | Kıyamet 13. Ayet (75:13:5) | قَدَّمَ | قدم | kaddeme | yapıp öne sürdüğü | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir. | |||||
| 17 | Nebe' 40. Ayet (78:40:9) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürdüğü | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık. | |||||
| 18 | İnfitâr 5. Ayet (82:5:4) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | öne sürmüştür | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek. | |||||