| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:17) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 156. Ayet (3:156:30) | قُلُوبِهِمْۜ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir. | |||||
| 3 | Nisâ 63. Ayet (4:63:7) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | onların kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle. | |||||
| 4 | Mâide 52. Ayet (5:52:4) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar. | |||||
| 5 | Enfal 49. Ayet (8:49:0) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 6 | Hacc 53. Ayet (22:53:8) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler. | |||||
| 7 | Nûr 50. Ayet (24:50:2) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir. | |||||
| 8 | Ahzab 12. Ayet (33:12:6) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, “Allah ve Resûlü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı. | |||||
| 9 | Ahzab 60. Ayet (33:60:7) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler. | |||||
| 10 | Muhammed 20. Ayet (47:20:17) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnananlar, “Keşke bir sûre indirilse!” derler. Fakat hükmü apaçık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır. | |||||
| 11 | Muhammed 29. Ayet (47:29:5) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın, kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar? | |||||
| 12 | Fetih 11. Ayet (48:11:16) | قُلُوبِهِمْۜ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, “Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah’tan bizim için af dile” diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” | |||||
| 13 | Müddessir 31. Ayet (74:31:31) | قُلُوبِهِمْ | قلوبهم | kulûbihim | kalblerinde | ق ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır. | |||||
| 14 | Haşr 13. Ayet (59:13:5) | صُدُورِهِمْ | صدورهم | sudûrihim | onların kalblerinde | ص د ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah’a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir. | |||||