| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 300 | Teğabun 17. Ayet (64:17:11) | شَكُورٌ | شكور | şekûrun | karşılık verendir | ش ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 301 | Talak 11. Ayet (65:11:7) | لِيُخْرِجَ | ليخرج | li-yuḣrice | çıkarsın diye | خ ر ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir. | |||||
| 302 | Tahrim 4. Ayet (66:4:10) | عَلَيْهِ | عليه | ‘aleyhi | ona karşı | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. | |||||
| 303 | Tahrim 6. Ayet (66:6:17) | يَعْصُونَ | يعصون | ya’sûna | karşı gelmeyen | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır. | |||||
| 304 | Tahrim 9. Ayet (66:9:8) | عَلَيْهِمْۜ | عليهم | ‘aleyhim | onlara karşı | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası! | |||||
| 305 | Hâkka 10. Ayet (69:10:1) | فَعَصَوْا | فعصوا | fe’asav | karşı geldiler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. | |||||
| 306 | Hâkka 20. Ayet (69:20:4) | مُلَاقٍ | ملاق | mulâkin | karşılaşacağımı | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.” | |||||
| 307 | Nûh 21. Ayet (71:21:5) | عَصَوْن۪ي | عصوني | ‘asavnî | bana karşı geldiler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh, dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular.” | |||||
| 308 | Cin 5. Ayet (72:5:8) | عَلَى | على | ‘alâ | karşı | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.” | |||||
| 309 | Müzzemmil 16. Ayet (73:16:1) | فَعَصٰى | فعصى | fe’asâ | karşı geldi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik. | |||||
| 310 | Müddessir 16. Ayet (74:16:4) | لِاٰيَاتِنَا | لاياتنا | li-âyâtinâ | bizim ayetlerimize karşı | أ ي ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır. | |||||
| 311 | İnsân 9. Ayet (76:9:8) | جَزَٓاءً | جزاء | cezâen | bir karşılık | ج ز ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.” | |||||
| 312 | Mürselât 43. Ayet (77:43:4) | بِمَا | بما | bimâ | karşılık | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.” | |||||
| 313 | Nebe' 36. Ayet (78:36:1) | جَزَٓاءً | جزاء | cezâen | bir karşılık | ج ز ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir. | |||||
| 314 | Nâzi'ât 21. Ayet (79:21:2) | وَعَصٰىۘ | وعصى | ve ’asâ | ve karşı geldi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti. | |||||
| 315 | İnfitâr 6. Ayet (82:6:6) | بِرَبِّكَ | بربك | bi-rabbike | Rabbine karşı | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7,8. Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? | |||||
| 316 | Leyl 14. Ayet (92:14:2) | نَارًا | نارا | nâran | bir ateşe karşı | ن و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım. | |||||
| 317 | Leyl 19. Ayet (92:19:6) | تُجْزٰىۙ | تجزى | tuczâ | karşılık verilecek | ج ز ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).[584] | |||||
| 318 | Âdiyât 6. Ayet (100:6:3) | لِرَبِّه۪ | لربه | li-rabbihi | Rabbine karşı | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. | |||||