"katı" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 140 sonuç bulundu.
100 - 150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
100 Nûr 56. Ayet (24:56:4) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin.
101 Neml 3. Ayet (27:3:5) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
102 Neml 6. Ayet (27:6:5) لَدُنْ لدن ledun katından ل د ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
103 Neml 47. Ayet (27:47:8) عِنْدَ عند ‘inda katındadır ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.
104 Kasas 48. Ayet (28:48:5) عِنْدِنَا عندنا ‘indinâ katımızdan ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ’ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler.
105 Kasas 49. Ayet (28:49:5) عِنْدِ عند ‘indi katından ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kur’an’dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım.”
106 Kasas 57. Ayet (28:57:21) لَدُنَّا لدنا ledunnâ kendi katımızdan ل د ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
107 Rum 39. Ayet (30:39:11) عِنْدَ عند ‘inda katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
108 Lokman 4. Ayet (31:4:5) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
109 Lokman 27. Ayet (31:27:10) يَمُدُّهُ يمده yemudduhu ona katılsa م د د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
110 Ahzab 33. Ayet (33:33:12) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
111 Ahzab 53. Ayet (33:53:68) عِنْدَ عند ‘inda katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
112 Sebe' 37. Ayet (34:37:7) عِنْدَنَا عندنا ‘indenâ katımızda ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.
113 Sâd 19. Ayet (38:19:5) اَوَّابٌ اواب evvâb(un) katılırdı أ و ب
Diyanet İşleri (Yeni) 18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.
114 Zümer 22. Ayet (39:22:12) لِلْقَاسِيَةِ للقاسية lil-kâsiyeti katılaşmış olanlara ق س و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.
115 Mü'min 25. Ayet (40:25:5) عِنْدِنَا عندنا ‘indinâ katımız- ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, “Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın” dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
116 Zuhruf 4. Ayet (43:4:5) لَدَيْنَا لدينا ledeynâ katımızda bulunan لَدَي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.
117 Zuhruf 35. Ayet (43:35:10) عِنْدَ عند ‘inde katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
118 Duhân 5. Ayet (44:5:3) عِنْدِنَاۜ عندنا ‘indinâ katımızdan olan ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5,6,7. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
119 Ahkaf 10. Ayet (46:10:6) عِنْدِ عند ‘indi katından ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta görerek) şahitlik edip inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
120 Ahkaf 23. Ayet (46:23:4) عِنْدَ عند ‘inda katındadır ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, “(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum” dedi.
121 Fetih 5. Ayet (48:5:16) عِنْدَ عند ‘inda katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.
122 Fetih 29. Ayet (48:29:6) اَشِدَّٓاءُ اشداء eşiddâu katı ش د د
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.
123 Kaf 35. Ayet (50:35:5) وَلَدَيْنَا ولدينا ve ledeynâ ve katımızda vardır لَدَي
Diyanet İşleri (Yeni) Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
124 Zâriyât 34. Ayet (51:34:2) عِنْدَ عند ‘inde katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33,34. Onlar şöyle dediler: “Biz suçlu bir kavme (Lût’un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik.”
125 Kamer 35. Ayet (54:35:3) عِنْدِنَاۜ عندنا ‘indinâ katımız- ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
126 Hadîd 16. Ayet (57:16:24) فَقَسَتْ فقست fe-kaset ve katılaşan ق س و
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
127 Mücadele 13. Ayet (58:13:17) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
128 Saf 3. Ayet (61:3:3) عِنْدَ عند ‘inda katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
129 Cum'a 3. Ayet (62:3:4) يَلْحَقُوا يلحقوا yelhakû katılmayan ل ح ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[547]
130 Tahrim 6. Ayet (66:6:14) غِلَاظٌ غلاظ ġilâzun gayet katı غ ل ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
131 Tahrim 9. Ayet (66:9:7) وَاغْلُظْ واغلظ vaġluz ve katı davran غ ل ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
132 Tahrim 11. Ayet (66:11:13) عِنْدَكَ عندك ‘indeke katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
133 Kalem 34. Ayet (68:34:3) عِنْدَ عند ‘inde katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naîm cennetleri vardır.
134 Müzzemmil 20. Ayet (73:20:56) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâte zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
135 Müzzemmil 20. Ayet (73:20:67) عِنْدَ عند ‘inda katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
136 İnsân 10. Ayet (76:10:7) قَمْطَر۪يرًا قمطريرا kamtarîrâ(n) çok katı ق م ط ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız.”
137 Tekvîr 20. Ayet (81:20:3) عِنْدَ عند ‘inde katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
138 Beyyine 5. Ayet (98:5:13) الزَّكٰوةَ الزكوة zzekâ(te) zekatı ز ك و
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
139 Beyyine 8. Ayet (98:8:2) عِنْدَ عند ‘inde katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.