"ke-ennehu" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 18 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 A'raf 171. Ayet (7:171:0) كَاَنَّهُ كانه ke-ennehu sanki gibi كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik.
2 Neml 42. Ayet (27:42:7) كَاَنَّهُ كانه ke-ennehu tıpkı (öyle) كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi.
3 Sâffât 49. Ayet (37:49:1) كَاَنَّهُنَّ كانهن ke-ennehunne onlar gibi (eşlerdir) كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
4 Sâffât 65. Ayet (37:65:2) كَاَنَّهُ كانه ke-ennehu gibidir كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.[457]
5 Fussilet 34. Ayet (41:34:15) كَاَنَّهُ كانه ke-ennehu sanki كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
6 Ahkaf 35. Ayet (46:35:11) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum onlar gibi olurlar كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) O hâlde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir duyurudur. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.
7 Tûr 24. Ayet (52:24:5) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum gibi كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
8 Kamer 7. Ayet (54:7:6) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum tıpkı gibidirler كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. O hâlde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil’in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir hâlde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
9 Kamer 20. Ayet (54:20:3) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum sanki gibi كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
10 Rahman 58. Ayet (55:58:1) كَاَنَّهُنَّ كانهن ke-ennehunne sanki onlar كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sanki yakut ve mercandır.
11 Saf 4. Ayet (61:4:9) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum gibi كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
12 Münafikun 4. Ayet (63:4:9) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum onlar gibidirler كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
13 Hâkka 7. Ayet (69:7:12) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum sanki onlar كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
14 Meâric 43. Ayet (70:43:6) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum onlar gibidirler كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 43,44. Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir hâlde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
15 Müddessir 50. Ayet (74:50:1) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum sanki onlar gibidir كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 50,51. Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
16 Mürselât 33. Ayet (77:33:1) كَاَنَّهُ كانه ke-ennehu sanki o كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar sanki birer kızıl devedir.
17 Nâzi'ât 46. Ayet (79:46:1) كَاَنَّهُمْ كانهم ke-ennehum onlar sanki gibidir كَأَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
18 Kasas 82. Ayet (28:82:23) وَيْكَاَنَّهُ ويكانه veyke-ennehu demekki gerçekten وَيْكَاَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar.