"keferû" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 194 sonuç bulundu.
50 - 100 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
50 En'am 25. Ayet (6:25:27) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
51 A'raf 66. Ayet (7:66:4) كَفَرُوا كفروا keferû inkarcılar ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: “Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz.”
52 A'raf 90. Ayet (7:90:4) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şu’ayb’ın kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu’ayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”
53 Enfal 12. Ayet (8:12:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar edenlerin ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu.
54 Enfal 15. Ayet (8:15:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar edenlerle ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kâfirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
55 Enfal 30. Ayet (8:30:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar edenler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
56 Enfal 36. Ayet (8:36:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
57 Enfal 36. Ayet (8:36:0) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
58 Enfal 38. Ayet (8:38:0) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! İnkâr edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilâhî kanun devam etmiş olacaktır.[250]
59 Enfal 50. Ayet (8:50:0) كَفَرُواۙ كفروا keferû o inkar eden(leri) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
60 Enfal 52. Ayet (8:52:0) كَفَرُوا كفروا keferû (onlar da) inkar etmişlerdi ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
61 Enfal 55. Ayet (8:55:0) كَفَرُوا كفروا keferû kafirlerdir ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.
62 Enfal 59. Ayet (8:59:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar edenler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) âciz bırakamazlar.
63 Enfal 65. Ayet (8:65:0) كَفَرُوا كفروا keferû kafir(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
64 Enfal 73. Ayet (8:73:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.
65 Tevbe 3. Ayet (9:3:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hacc-ı ekber gününde[254], Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
66 Tevbe 26. Ayet (9:26:0) كَفَرُواۜ كفروا keferû kafirlere ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, Resûlü ile mü’minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.
67 Tevbe 30. Ayet (9:30:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar edenlerin ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
68 Tevbe 37. Ayet (9:37:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Haram ayları ertelemek[257], ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah’ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.[258]
69 Tevbe 40. Ayet (9:40:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
70 Tevbe 40. Ayet (9:40:0) كَفَرُوا كفروا keferû inanmayan(ların) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
71 Tevbe 54. Ayet (9:54:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar etmeleridir ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah’ı ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
72 Tevbe 74. Ayet (9:74:0) وَكَفَرُوا وكفروا ve keferû ve inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
73 Tevbe 80. Ayet (9:80:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.
74 Tevbe 84. Ayet (9:84:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
75 Tevbe 90. Ayet (9:90:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah’a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.
76 Yunus 4. Ayet (10:4:0) كَفَرُوا كفروا keferû inkâr eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.
77 Hûd 7. Ayet (11:7:26) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı[272] su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
78 Hûd 27. Ayet (11:27:4) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, “Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz” dediler.
79 Hûd 60. Ayet (11:60:11) كَفَرُوا كفروا keferû inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
80 Hûd 68. Ayet (11:68:8) كَفَرُوا كفروا keferû inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
81 Ra'd 5. Ayet (13:5:14) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lerdir) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
82 Ra'd 7. Ayet (13:7:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.
83 Ra'd 27. Ayet (13:27:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.”
84 Ra'd 31. Ayet (13:31:33) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.
85 Ra'd 32. Ayet (13:32:8) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkâr edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!
86 Ra'd 33. Ayet (13:33:28) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkâr edilir mi? Hâlbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır, inkâr edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
87 Ra'd 43. Ayet (13:43:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur’an) bilgisi bulunanlar yeter.”
88 İbrahim 13. Ayet (14:13:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, peygamberlerine; “Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz.”
89 İbrahim 18. Ayet (14:18:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lerin) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.
90 Hicr 2. Ayet (15:2:4) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Keşke müslüman olsaydık” diye çok arzu edeceklerdir.
91 Nahl 39. Ayet (16:39:8) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
92 Nahl 84. Ayet (16:84:11) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(lere) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.
93 Nahl 88. Ayet (16:88:2) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.
94 İsrâ 98. Ayet (17:98:4) كَفَرُوا كفروا keferû inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve, “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?” dediler.
95 Kehf 56. Ayet (18:56:9) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden(ler) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkâr edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.
96 Kehf 102. Ayet (18:102:3) كَفَرُٓوا كفروا keferû inkarcılar ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.
97 Kehf 105. Ayet (18:105:3) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşacaklarını inkâr eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.
98 Kehf 106. Ayet (18:106:5) كَفَرُوا كفروا keferû inkarları ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle. İnkâr etmeleri, âyetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.
99 Meryem 37. Ayet (19:37:7) كَفَرُوا كفروا keferû inkar eden ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.[345] Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!