| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 4. Ayet (2:4:12) | يُوقِنُونَۜ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesinlikle inanırlar | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. | |||||
| 2 | Bakara 26. Ayet (2:26:16) | اَنَّهُ | انه | ennehu | kesinlikle o | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12] | |||||
| 3 | Mâide 53. Ayet (5:53:10) | اِنَّهُمْ | انهم | innehum | kesinlikle | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O zaman) iman edenler derler ki: “Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin edenler şunlar mı?” Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır. | |||||
| 4 | Mâide 113. Ayet (5:113:10) | قَدْ | قد | kad | kesinlikle | قَدْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım” demişlerdi. | |||||
| 5 | A'raf 33. Ayet (7:33:2) | اِنَّمَا | انما | innemâ | kesinlikle | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” | |||||
| 6 | Hacc 63. Ayet (22:63:3) | اَنَّ | ان | enne | kesinlikle | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 7 | Kasas 50. Ayet (28:50:6) | اَنَّمَا | انما | ennemâ | kesinlikle | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah’tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapıktır. Şüphesiz Allah, zalimler toplumunu doğruya iletmez. | |||||
| 8 | Kasas 53. Ayet (28:53:7) | اِنَّهُ | انه | innehu | kesinlikle o | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an kendilerine okunduğu zaman, “Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık” derler. | |||||
| 9 | Kasas 75. Ayet (28:75:10) | اَنَّ | ان | enne | kesinlikle | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kâfirlere), “Kesin delilinizi getirin” deriz. Onlar da gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilirler ve (Allah’a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir. | |||||
| 10 | Secde 24. Ayet (32:24:10) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesinlikle inanıyor | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık. | |||||
| 11 | Mü'min 43. Ayet (40:43:3) | اَنَّمَا | انما | ennemâ | kesinlikle | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.” | |||||
| 12 | Duhân 58. Ayet (44:58:1) | فَاِنَّمَا | فانما | fe-innemâ | kesinlikle | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur’an’ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar. | |||||
| 13 | Vâkı'a 77. Ayet (56:77:2) | لَقُرْاٰنٌ | لقران | le-kur-ânun | kesinlikle bir Kur'an'dır | ق ر أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, elbette değerli bir Kur’an’dır. | |||||
| 14 | Teğabun 7. Ayet (64:7:5) | لَنْ | لن | len | kesinlikle | لَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: “Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.” | |||||