"korkar" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 46 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 182. Ayet (2:182:2) خَافَ خاف ḣâfe korkar da خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
2 Bakara 229. Ayet (2:229:18) يَخَافَٓا يخافا yeḣâfâ korkarlarsa خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
3 Bakara 229. Ayet (2:229:24) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
4 Bakara 239. Ayet (2:239:2) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum (bir tehlikeden) korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah’ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
5 Nisâ 3. Ayet (4:3:2) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
6 Nisâ 3. Ayet (4:3:17) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
7 Nisâ 77. Ayet (4:77:22) كَخَشْيَةِ كخشية keḣaşyeti korkar gibi خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce kendilerine, “(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah’tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve “Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!” derler. De ki: “Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah’a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.”
8 Nisâ 101. Ayet (4:101:13) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.[129]
9 Nisâ 128. Ayet (4:128:3) خَافَتْ خافت ḣâfet korkarsa خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
10 Mâide 28. Ayet (5:28:13) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
11 En'am 15. Ayet (6:15:3) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım.”
12 En'am 81. Ayet (6:81:2) اَخَافُ اخاف eḣâfu ben korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
13 A'raf 56. Ayet (7:56:8) خَوْفًا خوفا ḣavfen korkarak خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
14 A'raf 205. Ayet (7:205:0) وَخ۪يفَةً وخيفة ve ḣîfeten ve korkarak خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
15 Enfal 29. Ayet (8:29:0) تَتَّقُوا تتقوا tettekû korkarsanız و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
16 Enfal 48. Ayet (8:48:0) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
17 Enfal 58. Ayet (8:58:0) تَخَافَنَّ تخافن teḣâfenne korkarsan خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) (Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
18 Tevbe 28. Ayet (9:28:0) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
19 Yunus 15. Ayet (10:15:0) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, “Ya (bize) bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım.”
20 Hûd 3. Ayet (11:3:21) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.
21 Yusuf 13. Ayet (12:13:7) وَاَخَافُ واخاف ve eḣâfu ve korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
22 Yusuf 90. Ayet (12:90:16) يَتَّقِ يتق yetteki korkarsa و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez” dedi.
23 Ra'd 21. Ayet (13:21:11) وَيَخَافُونَ ويخافون ve yeḣâfûne ve korkarlar خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini emrettiği haklara riâyet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.
24 Nahl 50. Ayet (16:50:1) يَخَافُونَ يخافون yeḣâfûne korkarlar خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerlerinde hâkim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
25 İsrâ 57. Ayet (17:57:12) وَيَخَافُونَ ويخافون ve yeḣâfûne ve korkarlar خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onların yalvardıkları bu varlıklar, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
26 İsrâ 100. Ayet (17:100:10) خَشْيَةَ خشية ḣaşyete korkarak خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”
27 Kehf 49. Ayet (18:49:5) مُشْفِق۪ينَ مشفقين muşfikîne korkarak ش ف ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
28 Tâhâ 44. Ayet (20:44:8) يَخْشٰى يخشى yaḣşâ korkar خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
29 Enbiyâ 49. Ayet (21:49:2) يَخْشَوْنَ يخشون yaḣşevne korkarlar خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
30 Enbiyâ 90. Ayet (21:90:16) وَرَهَبًاۜ ورهبا ve rahebâ(en) ve korkarak ر ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
31 Nûr 37. Ayet (24:37:14) يَخَافُونَ يخافون yeḣâfûne onlar korkarlar خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37. Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.
32 Nûr 52. Ayet (24:52:5) وَيَخْشَ ويخش ve yaḣşa ve korkarsa خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
33 Kasas 7. Ayet (28:7:8) خِفْتِ خفت ḣifti korkarsan خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik.
34 Secde 16. Ayet (32:16:7) خَوْفًا خوفا ḣavfen korkarak خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.
35 Ahzab 39. Ayet (33:39:5) وَيَخْشَوْنَهُ ويخشونه ve yaḣşevnehu ve O'ndan korkarlar خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah’ın vahiylerini tebliğ eden, Allah’tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap görücü olarak yeter.
36 Fâtır 28. Ayet (35:28:9) يَخْشَى يخشى yaḣşa (gereğince) korkar خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
37 Zümer 13. Ayet (39:13:3) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım.”
38 Zümer 20. Ayet (39:20:3) اتَّقَوْا اتقوا ttekav korkarlar و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
39 Şûrâ 18. Ayet (42:18:9) مُشْفِقُونَ مشفقون muşfikûne korkarlar ش ف ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
40 Kamer 7. Ayet (54:7:1) خُشَّعًا خشعا ḣuşşe’an korkarak خ ش ع
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. O hâlde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil’in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir hâlde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
41 Haşr 16. Ayet (59:16:14) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
42 Talak 4. Ayet (65:4:22) يَتَّقِ يتق yetteki korkarsa و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
43 Talak 5. Ayet (65:5:7) يَتَّقِ يتق yetteki korkarsa و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür.
44 Meâric 27. Ayet (70:27:6) مُشْفِقُونَۚ مشفقون muşfikûn(e) korkarlar ش ف ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
45 İnsân 7. Ayet (76:7:3) وَيَخَافُونَ ويخافون ve yeḣâfûne ve korkarlar خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
46 İnsân 10. Ayet (76:10:2) نَخَافُ نخاف neḣâfu korkarız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız.”