"kul" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 300 sonuç bulundu.
250 - 300 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
250 Şûrâ 27. Ayet (42:27:5) لِعِبَادِه۪ لعباده li-’ibâdihi kullarına ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.
251 Şûrâ 27. Ayet (42:27:15) بِعِبَادِه۪ بعباده bi-’ibâdihi kullarını(n her halini) ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.
252 Şûrâ 52. Ayet (42:52:22) عِبَادِنَاۜ عبادنا ‘ibâdinâ kullarımız- ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner.
253 Zuhruf 15. Ayet (43:15:4) عِبَادِه۪ عباده ‘ibâdihi kulları- ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
254 Zuhruf 19. Ayet (43:19:5) عِبَادُ عباد ‘ibâdu kulları ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
255 Zuhruf 59. Ayet (43:59:4) عَبْدٌ عبد ‘abdun bir kul(dan) ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.
256 Zuhruf 68. Ayet (43:68:2) عِبَادِ عباد ‘ibâdi kullarım ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 68,69. (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”
257 Duhân 18. Ayet (44:18:4) عِبَادَ عباد ‘ibâda kullarını ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) O, şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim.”
258 Duhân 23. Ayet (44:23:2) بِعِبَاد۪ي بعبادي bi’ibâdî kullarımı ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah da şöyle dedi: “O hâlde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz.”
259 Duhân 50. Ayet (44:50:6) تَمْتَرُونَ تمترون temterûn(e) kuşkulanmış م ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!”
260 Câsiye 23. Ayet (45:23:12) سَمْعِه۪ سمعه sem’ihi kulağının س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
261 Ahkaf 21. Ayet (46:21:17) تَعْبُدُٓوا تعبدوا ta’budû kulluk etmeyin ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla. Hani Ahkâf’taki kavmini, “Ancak Allah’a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.
262 Ahkaf 26. Ayet (46:26:9) سَمْعًا سمعا sem’an kulaklar س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
263 Ahkaf 26. Ayet (46:26:15) سَمْعُهُمْ سمعهم sem’uhum kulakları س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
264 Kaf 8. Ayet (50:8:4) عَبْدٍ عبد ‘abdin kul(ların) ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Bütün bunlar, içtenlikle Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
265 Kaf 11. Ayet (50:11:2) لِلْعِبَادِۙ للعباد lil-’ibâd(i) kullar için ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10,11. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
266 Kaf 29. Ayet (50:29:8) لِلْعَب۪يدِۚ للعبيد lil-’abîd(i) kullara ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) “Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.”
267 Kaf 37. Ayet (50:37:11) السَّمْعَ السمع ssem’a kulak س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
268 Zâriyât 42. Ayet (51:42:9) كَالرَّم۪يمِۜ كالرميم ke-rramîm(i) kül gibi ر م م
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
269 Zâriyât 56. Ayet (51:56:6) لِيَعْبُدُونِ ليعبدون li-ya’budûn(i) bana kulluk etmeleri ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
270 Necm 10. Ayet (53:10:3) عَبْدِه۪ عبده ‘abdihi kuluna ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.
271 Necm 62. Ayet (53:62:3) وَاعْبُدُوا ۩ واعبدوا va’budû ve kulluk edin ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Haydi Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin.
272 Kamer 9. Ayet (54:9:6) عَبْدَنَا عبدنا ‘abdenâ kulumuzu ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp “Bu bir delidir” dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
273 Kamer 20. Ayet (54:20:6) مُنْقَعِرٍ منقعر munka’ir(in) köklerinden sökülmüş ق ع ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
274 Rahman 12. Ayet (55:12:4) وَالرَّيْحَانُۚ والريحان ve-rrayhân(i) ve hoş kokulu bitkiler ر و ح
Diyanet İşleri (Yeni) Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.
275 Rahman 76. Ayet (55:76:6) حِسَانٍۚ حسان hisân(in) harikulade güzel ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).
276 Hadîd 9. Ayet (57:9:5) عَبْدِه۪ٓ عبده ‘abdihi kulu ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
277 Hadîd 14. Ayet (57:14:11) وَارْتَبْتُمْ وارتبتم vertebtum ve kuşkulandınız ر ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”
278 Hadîd 17. Ayet (57:17:13) تَعْقِلُونَ تعقلون ta’kilûn(e) aklınızı kullanırsınız ع ق ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık.
279 Tahrim 10. Ayet (66:10:12) عَبْدَيْنِ عبدين ‘abdeyni iki kulun ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
280 Tahrim 10. Ayet (66:10:14) عِبَادِنَا عبادنا ‘ibâdinâ kullarımız- ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
281 Kalem 24. Ayet (68:24:3) يَدْخُلَنَّهَا يدخلنها yedḣulennehâ sakın sokulmasın د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) 23,24. Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
282 Hâkka 12. Ayet (69:12:5) اُذُنٌ اذن użunun kulak(lar) أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) 11,12. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
283 Meâric 38. Ayet (70:38:6) يُدْخَلَ يدخل yudḣale sokulacağını د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan her biri Naîm cennetine sokulacağını mı umuyor?[559]
284 Meâric 44. Ayet (70:44:1) خَاشِعَةً خاشعة ḣâşi’aten korkulu خ ش ع
Diyanet İşleri (Yeni) 43,44. Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir hâlde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
285 Nûh 3. Ayet (71:3:2) اعْبُدُوا اعبدوا ’budû kulluk edin ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4. “Allah’a ibadet edin. O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”
286 Nûh 7. Ayet (71:7:9) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarına أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler.”
287 Nûh 25. Ayet (71:25:4) فَاُدْخِلُوا فادخلوا fe-udḣilû sokuldular د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah’tan başka yardımcılar bulamadılar.
288 Nûh 27. Ayet (71:27:5) عِبَادَكَ عبادك ‘ibâdeke kullarını ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”
289 Cin 1. Ayet (72:1:13) عَجَبًاۙ عجبا ‘acebâ(n) harikulade güzel ع ج ب
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
290 Cin 19. Ayet (72:19:4) عَبْدُ عبد ‘abdu kulu ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
291 Müddessir 31. Ayet (74:31:23) يَرْتَابَ يرتاب yertâbe kuşkulanmasınlar ر ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
292 Kıyamet 37. Ayet (75:37:6) يُمْنٰىۙ يمنى yumnâ dökülen م ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?
293 İnsân 6. Ayet (76:6:4) عِبَادُ عباد ‘ibâdu kulları ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Bir pınar ki Allah’ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
294 Abese 33. Ayet (80:33:3) الصَّٓاخَّةُۘ الصاخة ssâḣḣa(tu) kulakları sağır eden o ses ص خ خ
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
295 Tekvîr 2. Ayet (81:2:3) انْكَدَرَتْۙۖ انكدرت -nkederat kararıp döküldüğü ك د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
296 Fecr 29. Ayet (89:29:3) عِبَاد۪يۙ عبادي ‘ibâdî kullarım ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) “(İyi) kullarımın arasına gir.”
297 Alak 10. Ayet (96:10:1) عَبْدًا عبدا ‘abden bir kulu? ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10. Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?[589]
298 Beyyine 5. Ayet (98:5:4) لِيَعْبُدُوا ليعبدوا li-ya’budû kulluk etmeleri ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
299 Kureyş 3. Ayet (106:3:1) فَلْيَعْبُدُوا فليعبدوا fel-ya’budû kulluk etsinler ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin.