| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 60. Ayet (2:60:16) | كُلُّ | كل | kullu | bütün | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik. | |||||
| 2 | Bakara 116. Ayet (2:116:12) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah, çocuk edindi” dediler.[33] O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir. | |||||
| 3 | Bakara 281. Ayet (2:281:9) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır. | |||||
| 4 | Bakara 285. Ayet (2:285:9) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” | |||||
| 5 | Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:38) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 25. Ayet (3:25:9) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, hâlleri nice olacaktır. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 30. Ayet (3:30:3) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 93. Ayet (3:93:1) | كُلُّ | كل | kullu | bütün | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.” | |||||
| 9 | Âl-i İmran 161. Ayet (3:161:15) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. | |||||
| 10 | Âl-i İmran 185. Ayet (3:185:1) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. | |||||
| 11 | Nisâ 78. Ayet (4:78:27) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar! | |||||
| 12 | En'am 85. Ayet (6:85:5) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı, İlyas’ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi. | |||||
| 13 | En'am 164. Ayet (6:164:12) | كُلُّ | كل | kullu | hiç bir | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. | |||||
| 14 | A'raf 160. Ayet (7:160:0) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık. (Tîh sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mûsâ’dan su istediğinde biz ona, “Asânı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı. | |||||
| 15 | Enfal 39. Ayet (8:39:0) | كُلُّهُ | كله | kulluhu | tamamen | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir. | |||||
| 16 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | وَكُلٌّ | وكل | ve kullun | ve hepsi de | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 17 | Yunus 30. Ayet (10:30:0) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve (ilâh diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir. | |||||
| 18 | Yunus 97. Ayet (10:97:0) | كُلُّ | كل | kullu | bütün | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar. | |||||
| 19 | Yunus 99. Ayet (10:99:0) | كُلُّهُمْ | كلهم | kulluhum | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü’min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın? | |||||
| 20 | Hûd 6. Ayet (11:6:13) | كُلٌّ | كل | kullun | (bunların) hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. | |||||
| 21 | Hûd 123. Ayet (11:123:8) | كُلُّهُ | كله | kulluhu | bütün | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise O’na kulluk et ve O’na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir. | |||||
| 22 | Ra'd 2. Ayet (13:2:15) | كُلٌّ | كل | kullun | her biri | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a[288] kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. | |||||
| 23 | Ra'd 8. Ayet (13:8:5) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir. | |||||
| 24 | Ra'd 8. Ayet (13:8:12) | وَكُلُّ | وكل | ve kullu | ve her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir. | |||||
| 25 | Ra'd 42. Ayet (13:42:12) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir. | |||||
| 26 | İbrahim 15. Ayet (14:15:3) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberler, Allah’tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı. | |||||
| 27 | Hicr 30. Ayet (15:30:3) | كُلُّهُمْ | كلهم | kulluhum | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler. | |||||
| 28 | Nahl 111. Ayet (16:111:3) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 29 | Nahl 111. Ayet (16:111:9) | كُلُّ | كل | kullu | herkese | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 30 | İsrâ 36. Ayet (17:36:12) | كُلُّ | كل | kullu | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. | |||||
| 31 | İsrâ 38. Ayet (17:38:1) | كُلُّ | كل | kullu | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir. | |||||
| 32 | İsrâ 84. Ayet (17:84:2) | كُلٌّ | كل | kullun | herkes | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.” | |||||
| 33 | Meryem 93. Ayet (19:93:2) | كُلُّ | كل | kullu | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman’a kul olarak gelecektir. | |||||
| 34 | Meryem 95. Ayet (19:95:1) | وَكُلُّهُمْ | وكلهم | ve kulluhum | ve onların hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar(ın her biri) kıyamet günü O’na tek başına gelecektir. | |||||
| 35 | Tâhâ 15. Ayet (20:15:7) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim.” | |||||
| 36 | Tâhâ 135. Ayet (20:135:2) | كُلٌّ | كل | kullun | herkes | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!” | |||||
| 37 | Enbiyâ 33. Ayet (21:33:8) | كُلٌّ | كل | kullun | her biri | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. | |||||
| 38 | Enbiyâ 35. Ayet (21:35:1) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. | |||||
| 39 | Enbiyâ 85. Ayet (21:85:5) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi de | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi. | |||||
| 40 | Enbiyâ 93. Ayet (21:93:4) | كُلٌّ | كل | kullun | hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler. | |||||
| 41 | Enbiyâ 99. Ayet (21:99:7) | وَكُلٌّ | وكل | ve kullun | oysa hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar ilâh olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 42 | Hacc 2. Ayet (22:2:4) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. | |||||
| 43 | Hacc 2. Ayet (22:2:9) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. | |||||
| 44 | Mü'minûn 53. Ayet (23:53:5) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir. | |||||
| 45 | Mü'minûn 91. Ayet (23:91:13) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir. | |||||
| 46 | Nûr 41. Ayet (24:41:13) | كُلٌّ | كل | kullun | her biri | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir. | |||||
| 47 | Şu'arâ 63. Ayet (26:63:10) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. | |||||
| 48 | Neml 87. Ayet (27:87:16) | وَكُلٌّ | وكل | ve kullun | ve hepsi | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler. | |||||
| 49 | Neml 91. Ayet (27:91:11) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 91,92. De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.” | |||||
| 50 | Kasas 88. Ayet (28:88:11) | كُلُّ | كل | kullu | her | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen Allah ile beraber başka bir ilâha ibadet etme. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz. | |||||