"kunne" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 18 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 228. Ayet (2:228:17) كُنَّ كن kunne idiyseler ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
2 Nisâ 11. Ayet (4:11:10) كُنَّ كن kunne iseler ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
3 Nisâ 119. Ayet (4:119:4) فَلَيُبَتِّكُنَّ فليبتكن fe-leyubettikunne yaracaklar ب ت ك
Diyanet İşleri (Yeni) “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.”[132] Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
4 Yusuf 28. Ayet (12:28:12) كَيْدَكُنَّ كيدكن keydekunne sizin hileniz ك ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Kadının kocası Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: “Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür.”
5 Yusuf 32. Ayet (12:32:2) فَذٰلِكُنَّ فذلكن fe-żâlikunne işte siz ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.”
6 Yusuf 51. Ayet (12:51:3) خَطْبُكُنَّ خطبكن ḣatbukunne durumunuz خ ط ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
7 Ahzab 28. Ayet (33:28:13) اُمَتِّعْكُنَّ امتعكن umetti’kunne size (boşanma bedeli) vereyim م ت ع
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
8 Ahzab 28. Ayet (33:28:14) وَاُسَرِّحْكُنَّ واسرحكن ve userrihkunne ve sizi salayım س ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
9 Ahzab 29. Ayet (33:29:12) مِنْكُنَّ منكن minkunne sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Allah’ı, Resûlünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”
10 Ahzab 30. Ayet (33:30:6) مِنْكُنَّ منكن minkunne sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber’in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, onun cezası iki kat verilir. Bu, Allah’a göre kolaydır.
11 Ahzab 31. Ayet (33:31:3) مِنْكُنَّ منكن minkunne sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükâfatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.
12 Ahzab 33. Ayet (33:33:3) بُيُوتِكُنَّ بيوتكن buyûtikunne evlerinizde ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
13 Ahzab 34. Ayet (33:34:5) بُيُوتِكُنَّ بيوتكن buyûtikunne evlerinizde ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Siz evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.
14 Hucurât 11. Ayet (49:11:21) يَكُنَّ يكن yekunne olurlar ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
15 Talak 6. Ayet (65:6:12) كُنَّ كن kunne iseler ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
16 Tahrim 5. Ayet (66:5:4) طَلَّقَكُنَّ طلقكن tallekakunne o sizi boşarsa ط ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
17 Tahrim 5. Ayet (66:5:9) مِنْكُنَّ منكن minkunne sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
18 Tekvîr 16. Ayet (81:16:2) الْكُنَّسِۙ الكنس l-kunnes(i) dönüp saklananlara ك ن س
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,