| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 5900 | Sebe' 42. Ayet (34:42:2) | لَا | لا | lâ | لَا | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz. | |||||
| 5901 | Sebe' 42. Ayet (34:42:7) | وَلَا | ولا | velâ | ve (yetmez) | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz. | |||||
| 5902 | Sebe' 43. Ayet (34:43:2) | تُتْلٰى | تتلى | tutlâ | okunduğu | ت ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 5903 | Sebe' 43. Ayet (34:43:9) | اِلَّا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 5904 | Sebe' 43. Ayet (34:43:21) | اِلَّٓا | الا | illâ | başka bir şey | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 5905 | Sebe' 43. Ayet (34:43:32) | اِلَّا | الا | illâ | başkası | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 5906 | Sebe' 45. Ayet (34:45:6) | بَلَغُوا | بلغوا | belaġû | erişmemişlerdir | ب ل غ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu! | |||||
| 5907 | Sebe' 46. Ayet (34:46:7) | لِلّٰهِ | لله | li(A)llâhi | Allah için | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed’de cinnetten eser yoktur. O, şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır.” | |||||
| 5908 | Sebe' 46. Ayet (34:46:18) | اِلَّا | الا | illâ | ancak | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed’de cinnetten eser yoktur. O, şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır.” | |||||
| 5909 | Sebe' 47. Ayet (34:47:10) | اِلَّا | الا | illâ | yalnız | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir.” | |||||
| 5910 | Sebe' 47. Ayet (34:47:11) | عَلَى | على | ‘alâ | aittir | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir.” | |||||
| 5911 | Sebe' 47. Ayet (34:47:12) | اللّٰهِۚ | الله | (A)llâh(i) | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir.” | |||||
| 5912 | Sebe' 47. Ayet (34:47:14) | عَلٰى | على | ‘alâ | üzerine | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir.” | |||||
| 5913 | Sebe' 48. Ayet (34:48:6) | عَلَّامُ | علام | ‘allâmu | bilendir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir.” | |||||
| 5914 | Sebe' 50. Ayet (34:50:6) | عَلٰى | على | ‘alâ | (zararıma) | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır.” | |||||
| 5915 | Sebe' 51. Ayet (34:51:5) | فَلَا | فلا | felâ | لَا | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen! | |||||
| 5916 | Fâtır 1. Ayet (35:1:2) | لِلّٰهِ | لله | li(A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 5917 | Fâtır 1. Ayet (35:1:7) | الْمَلٰٓئِكَةِ | الملئكة | l-melâiketi | melekleri | م ل ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 5918 | Fâtır 1. Ayet (35:1:12) | وَثُلٰثَ | وثلث | ve śulâśe | ve üçer | ث ل ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 5919 | Fâtır 1. Ayet (35:1:20) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 5920 | Fâtır 1. Ayet (35:1:21) | عَلٰى | على | ‘alâ | عَلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 5921 | Fâtır 2. Ayet (35:2:3) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5922 | Fâtır 2. Ayet (35:2:7) | فَلَا | فلا | felâ | olamaz | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5923 | Fâtır 2. Ayet (35:2:12) | فَلَا | فلا | felâ | olmaz | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5924 | Fâtır 3. Ayet (35:3:6) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 5925 | Fâtır 3. Ayet (35:3:12) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah- | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 5926 | Fâtır 3. Ayet (35:3:17) | لَٓا | لا | lâ | yoktur | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 5927 | Fâtır 3. Ayet (35:3:18) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 5928 | Fâtır 3. Ayet (35:3:19) | اِلَّا | الا | illâ | başka | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 5929 | Fâtır 4. Ayet (35:4:8) | وَاِلَى | والى | ve ilâ | ve | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden önce de nice peygamberler yalancı sayılmıştır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür. | |||||
| 5930 | Fâtır 4. Ayet (35:4:9) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden önce de nice peygamberler yalancı sayılmıştır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür. | |||||
| 5931 | Fâtır 5. Ayet (35:5:6) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 5932 | Fâtır 5. Ayet (35:5:8) | فَلَا | فلا | felâ | asla | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 5933 | Fâtır 5. Ayet (35:5:12) | وَلَا | ولا | velâ | ve | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 5934 | Fâtır 5. Ayet (35:5:14) | بِاللّٰهِ | بالله | bi(A)llâhi | Allah ile | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 5935 | Fâtır 8. Ayet (35:8:9) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. | |||||
| 5936 | Fâtır 8. Ayet (35:8:16) | فَلَا | فلا | felâ | asla | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. | |||||
| 5937 | Fâtır 8. Ayet (35:8:22) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. | |||||
| 5938 | Fâtır 9. Ayet (35:9:1) | وَاللّٰهُ | والله | va(A)llâhu | Allah'tır ki | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir. | |||||
| 5939 | Fâtır 9. Ayet (35:9:8) | اِلٰى | الى | ilâ | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir. | |||||
| 5940 | Fâtır 10. Ayet (35:10:5) | فَلِلّٰهِ | فلله | fe-li(A)llâhi | Allah'ındır | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar. | |||||
| 5941 | Fâtır 10. Ayet (35:10:22) | اُو۬لٰٓئِكَ | اولئك | ulâike | onların | أُولَٰئِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar. | |||||
| 5942 | Fâtır 11. Ayet (35:11:1) | وَاللّٰهُ | والله | va(A)llâhu | ve Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5943 | Fâtır 11. Ayet (35:11:15) | وَلَا | ولا | velâ | ve | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5944 | Fâtır 11. Ayet (35:11:17) | اِلَّا | الا | illâ | dışında | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5945 | Fâtır 11. Ayet (35:11:23) | وَلَا | ولا | velâ | ve | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5946 | Fâtır 11. Ayet (35:11:27) | اِلَّا | الا | illâ | (yazılmadıkça) | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5947 | Fâtır 11. Ayet (35:11:32) | عَلَى | على | ‘alâ | göre | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5948 | Fâtır 11. Ayet (35:11:33) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 5949 | Fâtır 12. Ayet (35:12:15) | لَحْمًا | لحما | lahmen | et | ل ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. | |||||