"" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 8003 sonuç bulundu.
6200 - 6250 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
6200 Sâd 79. Ayet (38:79:4) اِلٰى الى ilâ kadar إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi.
6201 Sâd 81. Ayet (38:81:1) اِلٰى الى ilâ kadar إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 80,81. Allah, şöyle dedi: “Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin.”
6202 Sâd 83. Ayet (38:83:1) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
6203 Sâd 83. Ayet (38:83:4) الْمُخْلَص۪ينَ المخلصين l-muḣlasîn(e) ihlaslı خ ل ص
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
6204 Sâd 87. Ayet (38:87:3) اِلَّا الا illâ başkası إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
6205 Zümer 1. Ayet (39:1:4) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.
6206 Zümer 2. Ayet (39:2:7) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.
6207 Zümer 3. Ayet (39:3:1) اَلَا الا elâ iyi bil ki أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6208 Zümer 3. Ayet (39:3:2) لِلّٰهِ لله li(A)llâhi yalnız Allah'ındır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6209 Zümer 3. Ayet (39:3:12) اِلَّا الا illâ dışıda (bir sebeple) إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6210 Zümer 3. Ayet (39:3:14) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6211 Zümer 3. Ayet (39:3:15) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6212 Zümer 3. Ayet (39:3:18) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6213 Zümer 3. Ayet (39:3:27) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6214 Zümer 3. Ayet (39:3:28) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
6215 Zümer 4. Ayet (39:4:3) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.
6216 Zümer 4. Ayet (39:4:14) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'tır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.
6217 Zümer 5. Ayet (39:5:7) عَلَى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
6218 Zümer 5. Ayet (39:5:11) عَلَى على ‘alâ üzerine عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
6219 Zümer 5. Ayet (39:5:20) اَلَا الا alâ iyi bil ki أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
6220 Zümer 6. Ayet (39:6:25) ثَلٰثٍۜ ثلث śelâś(in) üç ث ل ث
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
6221 Zümer 6. Ayet (39:6:27) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
6222 Zümer 6. Ayet (39:6:31) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
6223 Zümer 6. Ayet (39:6:32) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
6224 Zümer 6. Ayet (39:6:33) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
6225 Zümer 7. Ayet (39:7:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
6226 Zümer 7. Ayet (39:7:7) وَلَا ولا velâ fakat  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
6227 Zümer 7. Ayet (39:7:15) وَلَا ولا velâ  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
6228 Zümer 7. Ayet (39:7:21) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
6229 Zümer 8. Ayet (39:8:22) لِلّٰهِ لله li(A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
6230 Zümer 8. Ayet (39:8:30) قَل۪يلًاۗ قليلا kalîlâ(en) azıcık ق ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
6231 Zümer 9. Ayet (39:9:19) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
6232 Zümer 10. Ayet (39:10:15) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
6233 Zümer 11. Ayet (39:11:6) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz bana, dini Allah’a has kılarak O’na ibadet etmem emredildi.”
6234 Zümer 14. Ayet (39:14:2) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben dinimi Allah’a has kılarak sadece O’na ibadet ediyorum.”
6235 Zümer 15. Ayet (39:15:15) اَلَا الا elâ dikkat edin أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
6236 Zümer 16. Ayet (39:16:12) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
6237 Zümer 17. Ayet (39:17:7) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
6238 Zümer 17. Ayet (39:17:8) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
6239 Zümer 18. Ayet (39:18:6) اُو۬لٰٓئِكَ اولئك ulâike işte onlar أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
6240 Zümer 18. Ayet (39:18:9) اللّٰهُ الله (A)llâh(u) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
6241 Zümer 18. Ayet (39:18:10) وَاُو۬لٰٓئِكَ واولئك ve ulâike ve işte أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
6242 Zümer 20. Ayet (39:20:1) لٰكِنِ لكن lâkini fakat لٰكِنِ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
6243 Zümer 20. Ayet (39:20:16) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
6244 Zümer 20. Ayet (39:20:17) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
6245 Zümer 20. Ayet (39:20:19) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
6246 Zümer 21. Ayet (39:21:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
6247 Zümer 22. Ayet (39:22:3) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.
6248 Zümer 22. Ayet (39:22:5) لِلْاِسْلَامِ للاسلام lil-islâmi İslam'a س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.
6249 Zümer 22. Ayet (39:22:7) عَلٰى على ‘alâ üzerinde عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.