"" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 8003 sonuç bulundu.
6350 - 6400 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
6350 Mü'min 16. Ayet (40:16:13) لِلّٰهِ لله li(A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün onlar ortaya çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah’a gizli kalmaz. Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır
6351 Mü'min 17. Ayet (40:17:7) لَا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün asla zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
6352 Mü'min 17. Ayet (40:17:11) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün asla zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
6353 Mü'min 18. Ayet (40:18:13) وَلَا ولا velâ ve yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.
6354 Mü'min 20. Ayet (40:20:1) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hak ve adâletle hükmeder. Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
6355 Mü'min 20. Ayet (40:20:8) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hak ve adâletle hükmeder. Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
6356 Mü'min 20. Ayet (40:20:12) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hak ve adâletle hükmeder. Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
6357 Mü'min 21. Ayet (40:21:22) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.
6358 Mü'min 21. Ayet (40:21:28) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.
6359 Mü'min 22. Ayet (40:22:9) اللّٰهُۜ الله (A)llâh(u) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.
6360 Mü'min 24. Ayet (40:24:1) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a[473] gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler.
6361 Mü'min 25. Ayet (40:25:17) اِلَّا الا illâ başkası إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, “Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın” dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
6362 Mü'min 25. Ayet (40:25:19) ضَلَالٍ ضلال dalâl(in) boşa çıkandan ض ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, “Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın” dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.
6363 Mü'min 27. Ayet (40:27:10) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ da, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım” dedi.
6364 Mü'min 28. Ayet (40:28:14) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'tır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü’min bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”
6365 Mü'min 28. Ayet (40:28:33) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü’min bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”
6366 Mü'min 28. Ayet (40:28:34) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü’min bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”
6367 Mü'min 29. Ayet (40:29:13) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allâh'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah’ın azabından kim kurtarır?” Firavun, “Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum” dedi.
6368 Mü'min 29. Ayet (40:29:20) اِلَّا الا illâ başkasını إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah’ın azabından kim kurtarır?” Firavun, “Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum” dedi.
6369 Mü'min 29. Ayet (40:29:25) اِلَّا الا illâ başkasına إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah’ın azabından kim kurtarır?” Firavun, “Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum” dedi.
6370 Mü'min 31. Ayet (40:31:11) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.”
6371 Mü'min 33. Ayet (40:33:7) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah- اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33. “Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur.”
6372 Mü'min 33. Ayet (40:33:12) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33. “Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur.”
6373 Mü'min 34. Ayet (40:34:20) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
6374 Mü'min 34. Ayet (40:34:23) رَسُولًاۜ رسولا rasûlâ(en) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
6375 Mü'min 34. Ayet (40:34:26) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
6376 Mü'min 35. Ayet (40:35:5) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
6377 Mü'min 35. Ayet (40:35:12) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
6378 Mü'min 35. Ayet (40:35:18) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
6379 Mü'min 35. Ayet (40:35:19) عَلٰى على ‘alâ üzerini عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
6380 Mü'min 37. Ayet (40:37:4) اِلٰٓى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.
6381 Mü'min 37. Ayet (40:37:5) اِلٰهِ اله ilâhi tanrısına أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.
6382 Mü'min 37. Ayet (40:37:21) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.
6383 Mü'min 40. Ayet (40:40:4) فَلَا فلا felâ  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır.”
6384 Mü'min 40. Ayet (40:40:6) اِلَّا الا illâ başkasıyla إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır.”
6385 Mü'min 40. Ayet (40:40:17) فَاُو۬لٰٓئِكَ فاولئك fe-ulâike işte onlar أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) “Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır.”
6386 Mü'min 41. Ayet (40:41:6) اِلَى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bu ne hâl? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz.”
6387 Mü'min 41. Ayet (40:41:9) اِلَى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bu ne hâl? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz.”
6388 Mü'min 42. Ayet (40:42:3) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah’a) çağırıyorum.”
6389 Mü'min 42. Ayet (40:42:13) اِلَى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah’a) çağırıyorum.”
6390 Mü'min 43. Ayet (40:43:1) لَا لا yok (ki)  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.”
6391 Mü'min 43. Ayet (40:43:11) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.”
6392 Mü'min 43. Ayet (40:43:16) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.”
6393 Mü'min 43. Ayet (40:43:17) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'adır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.”
6394 Mü'min 44. Ayet (40:44:7) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görendir.”
6395 Mü'min 44. Ayet (40:44:8) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görendir.”
6396 Mü'min 44. Ayet (40:44:10) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görendir.”
6397 Mü'min 45. Ayet (40:45:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.
6398 Mü'min 48. Ayet (40:48:8) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir.”
6399 Mü'min 50. Ayet (40:50:8) بَلٰىۜ بلى belâ evet (gelirlerdi) بَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Cehennem bekçileri) derler ki: “Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirmişti” derler. (Bekçiler), “Öyleyse kendiniz yalvarın” derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır.