Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 8003 sonuç bulundu.
2050 - 2100 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 2050 |
En'am 39. Ayet (6:39:10) |
اللّٰهُ |
الله |
(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır.[175] Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar. |
| 2051 |
En'am 39. Ayet (6:39:15) |
عَلٰى |
على |
‘alâ |
üzerine |
عَلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır.[175] Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar. |
| 2052 |
En'am 40. Ayet (6:40:6) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'ın |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
(Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). |
| 2053 |
En'am 40. Ayet (6:40:11) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'tan |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
(Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). |
| 2054 |
En'am 42. Ayet (6:42:3) |
اِلٰٓى |
الى |
ilâ |
|
إِلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık. |
| 2055 |
En'am 43. Ayet (6:43:1) |
فَلَوْلَٓا |
فلولا |
fe-levlâ |
hiç olmazsa |
لَوْلَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti. |
| 2056 |
En'am 43. Ayet (6:43:6) |
وَلٰكِنْ |
ولكن |
ve lâkin |
fakat |
وَلٰكِن |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti. |
| 2057 |
En'am 45. Ayet (6:45:7) |
لِلّٰهِ |
لله |
li(A)llâhi |
Allah'a |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. |
| 2058 |
En'am 46. Ayet (6:46:5) |
اللّٰهُ |
الله |
(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? |
| 2059 |
En'am 46. Ayet (6:46:9) |
عَلٰى |
على |
‘alâ |
üstüne |
عَلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? |
| 2060 |
En'am 46. Ayet (6:46:12) |
اِلٰهٌ |
اله |
ilâhun |
tanrı |
أ ل ه |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? |
| 2061 |
En'am 46. Ayet (6:46:14) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'tan |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? |
| 2062 |
En'am 47. Ayet (6:47:6) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'ın |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, Allah’ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helâk edilecek?” |
| 2063 |
En'am 47. Ayet (6:47:12) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
başkası |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ne dersiniz, Allah’ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helâk edilecek?” |
| 2064 |
En'am 48. Ayet (6:48:4) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
dışında |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. |
| 2065 |
En'am 48. Ayet (6:48:10) |
فَلَا |
فلا |
felâ |
yoktur |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. |
| 2066 |
En'am 48. Ayet (6:48:13) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
ve değildir |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. |
| 2067 |
En'am 50. Ayet (6:50:2) |
لَٓا |
لا |
lâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2068 |
En'am 50. Ayet (6:50:7) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'ın |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2069 |
En'am 50. Ayet (6:50:8) |
وَلَٓا |
ولا |
velâ |
ve |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2070 |
En'am 50. Ayet (6:50:11) |
وَلَٓا |
ولا |
velâ |
ve |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2071 |
En'am 50. Ayet (6:50:18) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
sadece |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2072 |
En'am 50. Ayet (6:50:27) |
اَفَلَا |
افلا |
efelâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” |
| 2073 |
En'am 51. Ayet (6:51:7) |
اِلٰى |
الى |
ilâ |
(huzuru)na |
إِلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar. |
| 2074 |
En'am 51. Ayet (6:51:14) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
ne de |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar. |
| 2075 |
En'am 52. Ayet (6:52:1) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Rab’lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.[176] |
| 2076 |
En'am 53. Ayet (6:53:6) |
اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ |
اهؤلاء |
e-hâulâ-i |
şunlara mı? |
هَٰذَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi? |
| 2077 |
En'am 53. Ayet (6:53:8) |
اللّٰهُ |
الله |
(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi? |
| 2078 |
En'am 53. Ayet (6:53:13) |
اللّٰهُ |
الله |
(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi? |
| 2079 |
En'am 54. Ayet (6:54:7) |
سَلَامٌ |
سلام |
selâmun |
selam olsun |
س ل م |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” |
| 2080 |
En'am 54. Ayet (6:54:11) |
عَلٰى |
على |
‘alâ |
üzerine |
عَلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” |
| 2081 |
En'am 56. Ayet (6:56:10) |
اللّٰهِۜ |
الله |
(A)llâh(i) |
Allah'tan |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.” |
| 2082 |
En'am 56. Ayet (6:56:12) |
لَٓا |
لا |
lâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.” |
| 2083 |
En'am 57. Ayet (6:57:3) |
عَلٰى |
على |
‘alâ |
üzerindeyim |
عَلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.” |
| 2084 |
En'am 57. Ayet (6:57:16) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
yalnızca |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.” |
| 2085 |
En'am 57. Ayet (6:57:17) |
لِلّٰهِۜ |
لله |
li(A)llâh(i) |
Allah'a aittir |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.” |
| 2086 |
En'am 58. Ayet (6:58:12) |
وَاللّٰهُ |
والله |
va(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu.” Allah, zalimleri daha iyi bilir.[177] |
| 2087 |
En'am 59. Ayet (6:59:4) |
لَا |
لا |
lâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2088 |
En'am 59. Ayet (6:59:6) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
başkası |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2089 |
En'am 59. Ayet (6:59:17) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
dışında |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2090 |
En'am 59. Ayet (6:59:19) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
ve (yoktur) |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2091 |
En'am 59. Ayet (6:59:24) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
ve (yoktur) |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2092 |
En'am 59. Ayet (6:59:26) |
وَلَا |
ولا |
velâ |
ve |
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2093 |
En'am 59. Ayet (6:59:28) |
اِلَّا |
الا |
illâ |
ancak |
إِلَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. |
| 2094 |
En'am 61. Ayet (6:61:16) |
لَا |
لا |
lâ |
|
لَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.[178] Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler. |
| 2095 |
En'am 62. Ayet (6:62:3) |
اِلَى |
الى |
ila |
|
إِلَىٰ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur. |
| 2096 |
En'am 62. Ayet (6:62:4) |
اللّٰهِ |
الله |
(A)llâhi |
Allah'a |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur. |
| 2097 |
En'am 62. Ayet (6:62:5) |
مَوْلٰيهُمُ |
موليهم |
mevlâhumu |
Tanrıları |
و ل ي |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur. |
| 2098 |
En'am 62. Ayet (6:62:7) |
اَلَا |
الا |
elâ |
doğrusu |
أَلَا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur. |
| 2099 |
En'am 64. Ayet (6:64:2) |
اللّٰهُ |
الله |
(A)llâhu |
Allah |
اللَّهُ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
De ki: “Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O’na ortak koşuyorsunuz.” |
|
|
|
|
|
|
|