"" Analizi


Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 8003 sonuç bulundu.
4000 - 4050 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
4000 Nahl 93. Ayet (16:93:7) وَلٰكِنْ ولكن ve lâkin fakat وَلٰكِن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
4001 Nahl 94. Ayet (16:94:1) وَلَا ولا velâ لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
4002 Nahl 94. Ayet (16:94:16) اللّٰهِۚ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
4003 Nahl 95. Ayet (16:95:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
4004 Nahl 95. Ayet (16:95:4) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
4005 Nahl 95. Ayet (16:95:6) قَل۪يلًاۜ قليلا kalîlâ(en) az ق ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
4006 Nahl 95. Ayet (16:95:9) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
4007 Nahl 96. Ayet (16:96:6) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.
4008 Nahl 98. Ayet (16:98:5) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.[305]
4009 Nahl 99. Ayet (16:99:5) عَلَى على ‘alâ üzerinde عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
4010 Nahl 99. Ayet (16:99:8) وَعَلٰى وعلى ve ’alâ ve üzerinde عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
4011 Nahl 100. Ayet (16:100:3) عَلَى على ‘alâ üzerinde عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.
4012 Nahl 101. Ayet (16:101:6) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu ve Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
4013 Nahl 101. Ayet (16:101:16) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
4014 Nahl 104. Ayet (16:104:3) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
4015 Nahl 104. Ayet (16:104:6) اللّٰهِۙ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
4016 Nahl 104. Ayet (16:104:7) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
4017 Nahl 104. Ayet (16:104:9) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
4018 Nahl 105. Ayet (16:105:5) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
4019 Nahl 105. Ayet (16:105:8) اللّٰهِۚ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
4020 Nahl 105. Ayet (16:105:9) وَاُو۬لٰٓئِكَ واولئك ve ulâike işte أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
4021 Nahl 106. Ayet (16:106:3) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allah'ı اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
4022 Nahl 106. Ayet (16:106:7) اِلَّا الا illâ hariç إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
4023 Nahl 106. Ayet (16:106:13) وَلٰكِنْ ولكن ve lâkin fakat وَلٰكِن
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
4024 Nahl 106. Ayet (16:106:21) اللّٰهِۚ الله (A)llâhi Allah- اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
4025 Nahl 107. Ayet (16:107:6) عَلَى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah’ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.
4026 Nahl 107. Ayet (16:107:9) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah’ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.
4027 Nahl 107. Ayet (16:107:10) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah’ın kâfirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.
4028 Nahl 108. Ayet (16:108:1) اُو۬لٰٓئِكَ اولئك ulâike onlar أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, Allah’ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
4029 Nahl 108. Ayet (16:108:4) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, Allah’ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
4030 Nahl 108. Ayet (16:108:5) عَلٰى على ‘alâ üzerini عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, Allah’ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
4031 Nahl 108. Ayet (16:108:9) وَاُو۬لٰٓئِكَ واولئك ve ulâike ve işte أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, Allah’ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
4032 Nahl 109. Ayet (16:109:1) لَا لا hiç yok  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.
4033 Nahl 111. Ayet (16:111:14) لَا لا asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
4034 Nahl 112. Ayet (16:112:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
4035 Nahl 112. Ayet (16:112:16) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
4036 Nahl 112. Ayet (16:112:18) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
4037 Nahl 114. Ayet (16:114:4) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Artık Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetine şükredin.
4038 Nahl 114. Ayet (16:114:5) حَلَالًا حلالا halâlen helal ح ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Artık Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetine şükredin.
4039 Nahl 114. Ayet (16:114:9) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Artık Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetine şükredin.
4040 Nahl 115. Ayet (16:115:6) وَلَحْمَ ولحم ve lahme ve etini ل ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
4041 Nahl 115. Ayet (16:115:11) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'tan اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
4042 Nahl 115. Ayet (16:115:17) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
4043 Nahl 115. Ayet (16:115:20) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
4044 Nahl 116. Ayet (16:116:1) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
4045 Nahl 116. Ayet (16:116:8) حَلَالٌ حلال halâlun helaldir ح ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
4046 Nahl 116. Ayet (16:116:12) عَلَى على ‘alâ karşı عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
4047 Nahl 116. Ayet (16:116:13) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
4048 Nahl 116. Ayet (16:116:18) عَلَى على ‘alâ karşı عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
4049 Nahl 116. Ayet (16:116:19) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.