"" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 8003 sonuç bulundu.
4400 - 4450 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
4400 Tâhâ 8. Ayet (20:8:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah (ki) اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.
4401 Tâhâ 8. Ayet (20:8:2) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.
4402 Tâhâ 8. Ayet (20:8:3) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.
4403 Tâhâ 8. Ayet (20:8:4) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.
4404 Tâhâ 10. Ayet (20:10:16) عَلَى على ‘alâ (yanında) عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.[355]
4405 Tâhâ 12. Ayet (20:12:4) فَاخْلَعْ فاخلع faḣla’ çıkar خ ل ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”
4406 Tâhâ 14. Ayet (20:14:3) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ım اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
4407 Tâhâ 14. Ayet (20:14:4) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
4408 Tâhâ 14. Ayet (20:14:5) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
4409 Tâhâ 14. Ayet (20:14:6) اِلَّٓا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
4410 Tâhâ 14. Ayet (20:14:10) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namaz ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
4411 Tâhâ 16. Ayet (20:16:1) فَلَا فلا felâ asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”
4412 Tâhâ 16. Ayet (20:16:5) لَا لا  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”
4413 Tâhâ 18. Ayet (20:18:8) عَلٰى على ‘alâ için عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”
4414 Tâhâ 21. Ayet (20:21:3) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
4415 Tâhâ 21. Ayet (20:21:7) الْاُولٰى الاولى l-ûlâ ilk أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
4416 Tâhâ 22. Ayet (20:22:3) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356]
4417 Tâhâ 24. Ayet (20:24:2) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Firavun’a git, çünkü o azmıştır.”
4418 Tâhâ 38. Ayet (20:38:3) اِلٰٓى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”
4419 Tâhâ 39. Ayet (20:39:21) عَلٰى على ‘alâ önünde عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”
4420 Tâhâ 40. Ayet (20:40:7) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
4421 Tâhâ 40. Ayet (20:40:11) اِلٰٓى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
4422 Tâhâ 40. Ayet (20:40:16) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
4423 Tâhâ 40. Ayet (20:40:32) عَلٰى على ‘alâ عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
4424 Tâhâ 42. Ayet (20:42:5) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”
4425 Tâhâ 43. Ayet (20:43:2) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”
4426 Tâhâ 44. Ayet (20:44:1) فَقُولَا فقولا fekûlâ ve söyleyin ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
4427 Tâhâ 45. Ayet (20:45:1) قَالَا قالا kâlâ dediler ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”
4428 Tâhâ 46. Ayet (20:46:2) لَا لا لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”
4429 Tâhâ 47. Ayet (20:47:2) فَقُولَٓا فقولا fekûlâ deyin ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
4430 Tâhâ 47. Ayet (20:47:4) رَسُولَا رسولا rasûlâ elçileriyiz ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
4431 Tâhâ 47. Ayet (20:47:10) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
4432 Tâhâ 47. Ayet (20:47:17) وَالسَّلَامُ والسلام ve-sselâmu ve Esenlik س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
4433 Tâhâ 47. Ayet (20:47:18) عَلٰى على ‘alâ üzerinedir عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
4434 Tâhâ 48. Ayet (20:48:7) عَلٰى على ‘alâ üzerine (olacağı) عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
4435 Tâhâ 48. Ayet (20:48:10) وَتَوَلّٰى وتولى ve tevellâ ve yüz çevirenin و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
4436 Tâhâ 51. Ayet (20:51:5) الْاُولٰى الاولى l-ûlâ ilk أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Ya geçmiş nesillerin hâli ne olacak?” dedi.
4437 Tâhâ 52. Ayet (20:52:7) لَا لا asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz.”
4438 Tâhâ 52. Ayet (20:52:10) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz.”
4439 Tâhâ 55. Ayet (20:55:2) خَلَقْنَاكُمْ خلقناكم ḣalaknâkum sizi yarattık خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
4440 Tâhâ 58. Ayet (20:58:8) لَا لا asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”
4441 Tâhâ 58. Ayet (20:58:11) وَلَٓا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”
4442 Tâhâ 60. Ayet (20:60:1) فَتَوَلّٰى فتولى fetevellâ dönüp gitti و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
4443 Tâhâ 61. Ayet (20:61:5) لَا لا لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
4444 Tâhâ 61. Ayet (20:61:7) عَلَى على ‘alâ karşı عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
4445 Tâhâ 61. Ayet (20:61:8) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
4446 Tâhâ 63. Ayet (20:63:13) الْمُثْلٰى المثلى l-muślâ örnek م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dediler: “Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar.”
4447 Tâhâ 64. Ayet (20:64:10) اسْتَعْلٰى استعلى -sta’lâ üstün gelen ع ل و
Diyanet İşleri (Yeni) “Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra hâlinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır.”
4448 Tâhâ 68. Ayet (20:68:2) لَا لا لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dedik: “Korkma (ey Mûsâ!). Çünkü, sensin en üstün olan.”
4449 Tâhâ 68. Ayet (20:68:6) الْاَعْلٰى الاعلى l-a’lâ üstün gelecek ع ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dedik: “Korkma (ey Mûsâ!). Çünkü, sensin en üstün olan.”