| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 197. Ayet (2:197:30) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | akıl | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hac (ayları), bilinen aylardır.[58] Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının. | |||||
| 2 | Bakara 269. Ayet (2:269:16) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | akıl | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, hikmeti[77] dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:46) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 190. Ayet (3:190:11) | الْاَلْبَابِۚ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır. | |||||
| 5 | Yusuf 111. Ayet (12:111:7) | الْاَلْبَابِۜ | الالباب | l-elbâb(i) | akıl | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir. | |||||
| 6 | Ra'd 19. Ayet (13:19:15) | الْاَلْبَابِۙ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar. | |||||
| 7 | İbrahim 52. Ayet (14:52:13) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir. | |||||
| 8 | Sâd 29. Ayet (38:29:9) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. | |||||
| 9 | Sâd 43. Ayet (38:43:10) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik. | |||||
| 10 | Zümer 9. Ayet (39:9:24) | الْاَلْبَابِ۟ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. | |||||
| 11 | Zümer 18. Ayet (39:18:13) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. | |||||
| 12 | Zümer 21. Ayet (39:21:31) | الْاَلْبَابِ۟ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır. | |||||
| 13 | Mü'min 54. Ayet (40:54:4) | الْاَلْبَابِ | الالباب | l-elbâb(i) | sağduyu | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 53,54. Andolsun, biz Mûsâ’ya hidayet verdik. İsrailoğulları’na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat’ı) miras bıraktık. | |||||