| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 50 | Sebe' 48. Ayet (34:48:5) | بِالْحَقِّۚ | بالحق | bil-hakki | gerçeği | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir.” | |||||
| 51 | Fâtır 24. Ayet (35:24:3) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | gerçek ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın. | |||||
| 52 | Sâffât 37. Ayet (37:37:3) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | gerçeği | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir. | |||||
| 53 | Sâd 22. Ayet (38:22:17) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler. | |||||
| 54 | Sâd 26. Ayet (38:26:11) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | adaletle | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.” | |||||
| 55 | Zümer 2. Ayet (39:2:5) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et. | |||||
| 56 | Zümer 69. Ayet (39:69:12) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | adaletle | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir. | |||||
| 57 | Zümer 75. Ayet (39:75:12) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” denilmiştir. | |||||
| 58 | Mü'min 25. Ayet (40:25:3) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hakk ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ onlara tarafımızdan gerçeği getirince, “Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın” dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır. | |||||
| 59 | Mü'min 75. Ayet (40:75:8) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür. | |||||
| 60 | Mü'min 78. Ayet (40:78:29) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar. | |||||
| 61 | Fussilet 15. Ayet (41:15:7) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı. | |||||
| 62 | Şûrâ 17. Ayet (42:17:5) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | gerçeği içeren | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, hak olarak Kitab’ı ve mizanı[481] indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır. | |||||
| 63 | Zuhruf 78. Ayet (43:78:3) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız. | |||||
| 64 | Zuhruf 78. Ayet (43:78:6) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | haktan | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız. | |||||
| 65 | Zuhruf 86. Ayet (43:86:11) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hakka | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. | |||||
| 66 | Duhân 39. Ayet (44:39:4) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hikmetli bir gaye | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar. | |||||
| 67 | Câsiye 22. Ayet (45:22:5) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | gerçek olarak | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez. | |||||
| 68 | Ahkaf 3. Ayet (46:3:8) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | gerçek ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler. | |||||
| 69 | Ahkaf 7. Ayet (46:7:9) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | hakk için | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur’an) için, düşünmeden “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 70 | Ahkaf 20. Ayet (46:20:24) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | haksız yere | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” | |||||
| 71 | Ahkaf 30. Ayet (46:30:17) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | gerçeğe | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.” | |||||
| 72 | Fetih 28. Ayet (48:28:7) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | hak | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter. | |||||
| 73 | Kaf 5. Ayet (50:5:3) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir hâldedirler. | |||||
| 74 | Necm 28. Ayet (53:28:15) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | hak(tan) | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez. | |||||
| 75 | Hadîd 16. Ayet (57:16:13) | الْحَقِّۙ | الحق | l-hakki | hak- | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 76 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:18) | الْحَقِّۚ | الحق | l-hakki | hak- | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 77 | Saf 9. Ayet (61:9:7) | الْحَقِّ | الحق | l-hakki | hak | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. | |||||
| 78 | Teğabun 3. Ayet (64:3:4) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hak (hikmet) ile | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır. | |||||
| 79 | Asr 3. Ayet (103:3:7) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||