| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 73. Ayet (2:73:7) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun” dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir. | |||||
| 2 | Bakara 260. Ayet (2:260:8) | الْمَوْتٰىۜ | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 3 | Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:28) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.” | |||||
| 4 | Mâide 110. Ayet (5:110:46) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. | |||||
| 5 | En'am 36. Ayet (6:36:5) | وَالْمَوْتٰى | والموتى | vel-mevtâ | ölülere gelince | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O’na döndürülürler. | |||||
| 6 | En'am 111. Ayet (6:111:7) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüler | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. | |||||
| 7 | A'raf 57. Ayet (7:57:27) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri de | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz. | |||||
| 8 | Ra'd 31. Ayet (13:31:14) | الْمَوْتٰىۜ | الموتى | l-mevtâ | ölülerin | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. | |||||
| 9 | Hacc 6. Ayet (22:6:8) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir. | |||||
| 10 | Neml 80. Ayet (27:80:4) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölülere | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. | |||||
| 11 | Rum 50. Ayet (30:50:14) | الْمَوْتٰىۚ | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 12 | Rum 52. Ayet (30:52:4) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölülere | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin. | |||||
| 13 | Yâsîn 12. Ayet (36:12:4) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir. | |||||
| 14 | Fussilet 39. Ayet (41:39:17) | الْمَوْتٰىۜ | الموتى | l-mevtâ | ölüleri de | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir. | |||||
| 15 | Şûrâ 9. Ayet (42:9:11) | الْمَوْتٰىۘ | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onlar Allah’tan başka dostlar mı edindiler? Hâlbuki gerçek dost Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 16 | Ahkaf 33. Ayet (46:33:16) | الْمَوْتٰىۜ | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 17 | Kıyamet 40. Ayet (75:40:7) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? | |||||