| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 53. Ayet (18:53:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır. | |||||
| 2 | Rum 55. Ayet (30:55:5) | الْمُجْرِمُونَۙ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı. | |||||
| 3 | Secde 12. Ayet (32:12:4) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçluları | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen! | |||||
| 4 | Rahman 41. Ayet (55:41:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. | |||||